|
Müze ve Örenyerleri
Aydın Müzesi
Aydın’da ilk müze 1959 yılında kurulmuş, 1973 yılında bugünkü müze binasına taşınmıştır. Müze bahçesinde Aydın çevresinden derlenmiş lahitler, mezar taşları, sütun başlıkları, yazıtlı steller ve çeşitli mimari parçalar sergilenmektedir. Müze içerisinde bir Arkeoloji salonu, bir sikke salonu ve bir etnografya salonu mevcut olup, Prehistorik Dönemlerden Osmanlı Dönemine kadar pek çok eser kronolojik olarak sergilenmektedir.
Aphrodisias Müzesi
Aphrodisias Müzesi, Karacasu ilçesine 12 km. uzaklıktadır ve Türkiye’nin en zengin lokal müzelerinden birisidir. 1947 yılında depo şeklinde olan müze, 1979 yılından itibaren bugünkü modern binasında hizmet vermeye başlamıştır. Müzede eserler 8 salon, iç avlu ve bahçede sergilenmektedir. Müze genel anlamda bir heykel müzesi olup burada Aphrodisias ekolünün nadir örnekleri sergilenmektedir.
Milet Müzesi
Didim ilçesine 22 km. uzaklıkta olup, Milet antik kenti içinde yer alır. 1973 yılında hizmete açılan Milet Müzesi’nde büyük salon, küçük salon ve orta salon olmak üzere üç teşhir salonu vardır. Müzede kronolojik sırayla eserler teşhir edilmektedir.
Aphrodisias Ören Yeri
Bu kent antikçağın önde gelen mimarlık, sanat, heykeltıraşlık ve tapınma merkezlerindendir. Bizanslı yazar Stephanos, kentin kuruluşunu M.Ö. 13. yüzyıla kadar dayandırmaktadır. Karacasu ilçesinin 12 km. güneydoğusunda bir Karia kenti olarak kurulan Aphrodisias, altın çağını Roma döneminde yakalamıştır. Bu dönemde olağanüstü güzellikte mermer heykeller ve yapılar inşa edilmiş ve Aphrodisias stili olarak bilinen bir sanat ekolü de gelişmiştir.
Yapılan arkeolojik araştırmalar sonucunda kentte mimarlık ve heykeltıraşlığın yanı sıra tıp ve astronomi alanlarında da çalışmalar yapıldığı belirlenmiştir. Kentte görülebilecek başlıca yapı kalıntıları, M.S. 2. yüzyılda İmparator Hadrianus zamanında yapılan hamam, büyük havuzlu agora, M.Ö. 1. yüzyılda Tanrıça Aphrodite için yapılan tapınak, stadyum, tiyatro, tiyatro hamamı, odeon, piskopos sarayı, felsefe okuludur.
Milet
Yenihisar ilçesi, Balat köyü yakınlarındadır. Milet’te ilk yerleşimin M.Ö. 2000 ortalarından başlamak üzere Myken kolonisi varlığı ile görüldüğü bilinmektedir.
Daha sonra Milet, Atina Kralı Kodros’un oğlu Nekus önderliğindeki İonialılar tarafından tekrar kurulmuştur. İonia’nın en önemli şehir limanlarından birisidir. Dört limanı vardır.
En parlak dönemini M.Ö 7. ve 6. yüzyılda yaşamıştır. Özellikle M.Ö. 650’den sonra Karadeniz ve Akdeniz’deki kolonileri sayesinde çok zenginleşmiştir. M.Ö. 546’da Perslerin eline geçmiştir. Daha sonra Roma döneminde de bağımsız bir kent olmuştur.
Erken Hıristiyanlık döneminde de önemli bir merkez olan Milet’te, yerleşim yeri küçülmüş, 13. yüzyılda Selçuklu egemenliğine, daha sonra da Osmanlı egemenliğine geçmiştir.
Ören yerinde bu dönemlerden kalma; Milet Tiyatrosu, Faustina Hamamı, agora, tören caddesi, anıtsal çeşme, gymnasium, Virgilius Capito, hamam, Türk hamamı, Athena Tapınağı stadium, delphinion, liman anıtı, agora, Zeus Olympios Temenosu, bouleuterion (Senato Binası), Mısır Tanrılarının Temenosu kalıntıları bulunmaktadır.
Didyma (Yeniköy)
Yenihisar ilçe merkezindedir. Didyma aslında bir antik kent değil, kutsal bir mahaldir. Miletos’tan gelen kutsal yol ile bağlantıya sahip Didyma bir kehanet merkezidir. Didyma ile ilgili ilk yazılı kaynak Herodot’tur. Herodot M.Ö. 600’lerde Mısır Kralı II. Nekho ve Lidya Kralı Kroisos’un Didyma’daki Apollon mabedine adaklar sunduklarını nakleder. Arkaik devirde çok ünlü olan Apollon’un kutsal yeri Persler tarafından M.Ö. 494’de yakılmıştır. M.Ö. 311’de tekrar canlanmaya ve mabet yeniden inşa edilmeye başlanır. Seleukoslar döneminde mabet planda değişiklikler yapılarak boyutları büyütülmüştür. Artemis, Zeus, Aphrodite mabetleriyle diğer bazı yapıların da bulunduğu inşaatın Roma devrinde de sürdüğü, mabet çevresinde ele geçen kitabelerden anlaşılmaktadır. M.S. 250’den önce mabet önemini yitirmeye başlamış ve M.S. 385’de Theodosios’un emri ile tamamen önemini yitirmiştir. Hıristiyanlığın yaygınlaşması ile zaten bitirilmemiş olan mabedin adytonuna bir kilise yapılmıştır.
Alinda
Karpuzlu ilçesi yakınındadır. Hekatomnos’un kızı Ada, erkek kardeşi Pixodonos tarafından Halikarnassos’tan uzaklaştırılınca burasını kendisine başkent yapmıştır. Karia’nın en müstahkem şehri diye nitelendirilen Alinda, İskender’in ölümünden sonra Bergama Krallığı’nın toprakları içinde kalmış, bu krallığın vasiyeti ile Roma idaresine girmiş, M.S. 3. yüzyıla kadar kendi adına sikke bastırmıştır. Bizans egemenliği altında önemini yitiren Alinda’nın piskoposluk merkezi olduğu listelerde adına rastlanmasıyla belli olmaktadır.
Şehrin dikdörtgen bloklardan örülmüş surları büyük ölçüde ayaktadır. Akropolün güney-batı eteğinde Helenistik tiyatrosu ve akropolün kuzey-batı ucunda ise dört kemeri tam olarak ayakta duran aquadukt dikkati çekmektedir.
Alabanda (Araphisar)
Çine’ye 7 km. uzaklıktadır. Byzantionlu Stephanos’dan öğrendiğimize göre kentin ismi Kral Kar’ın oğlu Alabandos’un at yarışı kazanması üzerine verilmiştir. M.Ö. 3. yüzyılda Karia Birliği’ne giren Alabanda aynı yüzyılda Seleukos Kralı III. Antiochos tarafından kolonize edilmiş ve adı Anthiokhera Khrysaor olmuştur. Magnesia Savaşı’ndan sonra bağımsızlığına kavuşan Alabanda Roma idaresi altına girmiştir.
Alabanda’da iki mabet, çift diazomalı tiyatro, bouleuterion, şehir kapısı ve sur bulunmaktadır.
Nysa
Sultanhisar ilçesinin kuzeyinde yer almaktadır. Çok dik bir boğazın iki yanında kurulmuş binalar, sokaklar ve meydanlar tonozlu alt yapılarla desteklenmiştir.
M.Ö. 3. yüzyılın ilk yarısında Seleukos’un oğlu I. Anthiochos Soter tarafından kurulmuştur. İki şehir olarak kurulan kenti bir köprü birbirine bağlamaktadır. Burada tiyatro, gymnasion, agora, tünel vb. yapılar mevcuttur. Roma döneminde binalara ilaveler yapılmıştır.
Magnesia Admeandrum (Menderes Magnesia’sı)
Germencik ilçesi, Ortaklar beldesi yakınındadır. Magnesia Aiolialılar tarafından kurulmuştur. Bir süre Lydia Kralı Gyges’in egemenliğinde kalmış, M.Ö. 650’de Kimmerler tarafından yakılıp yıkılmıştır. Miletliler kenti tekrar kurmuşlardır. 530 yılında da Persler Magnesia’yı ele geçirmiştir. Yöreye M.Ö. 400’de Ispartalılar, sonra da Seleukoslar ve M.Ö. 189- 133’de de Attaloslar yerleşmiştir.
Şehir M.Ö. 87’de Romalılara karşı koyan Pontus Kralı Mithridates Archelaos’a kapılarını kapatınca, Romalılarla dost olmuş ve bağımsız olarak yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Bizans çağında da piskoposluk merkezi olmuştur.
Ören yerinde bulunan kalıntılar Artemis Tapınağı ve sunağıdır. Vitruvius’a göre tapınak Hermogenes’in yapıtı olup, M.Ö. 2. yüzyılda yapılmıştır. Zeus Sosipolis Tapınağı, M.Ö. 170-150 yılında yapılmıştır. Bu yapı da Hermogenes’e aittir.
Diğer Tarihi Yapılar
Küçük Ada Kalesi
Kuşadası ilçesi, Güvercin Adası’ndadır. Çok eski bir yapı olup, 19. yüzyılda meydana gelen Mora ayaklanması sırasında, adalardan saldırılara karşı ileri karakol olarak Osmanlılar tarafından kullanılmıştır.
Arpaz Kalesi (Arpaz Beyleri Konağı)
Nazilli ilçesinde bulunan kale, 18. yüzyıl Osmanlı dönemi yapıtıdır.
Körteke Kalesi
Bozdoğan ilçesine bağlı Körteke köyü ile Örencik köyü arasında doğal tepenin üzerindedir.
Cin Cin Kalesi
Koçarlı ilçesinin aynı adı taşıyan köyündedir. 18. yüzyılda Cin Bey tarafından yaptırılmıştır.
Bey Camii
İstasyon binası yakınında bulunan ve Süleyman Bey Camii olarak da bilinen bu büyük yapı, 1683 yılında Süleyman Bey tarafından yaptırılmıştır. Kare planlı ve kesme taştan inşa edilmiş olan cami, 16 kenarlı kasnağında 16 pencere bulunan bir kubbe ile örtülüdür. Kubbe içi, kalem işleri ile süslenmiştir. Kesme taştan yapılmış mihrabı sade olup, mermerden yapılmış minberin merdiven altı işlemelidir. Tek şerefeli minaresinin gövdesi çok kenarlıdır.
Ramazan Paşa Camii
Üveys Paşa’nın kardeşi Ramazan Paşa tarafından 1595 yılında yaptırılmıştır. Kare planlı olup, kesme taştan yapılmıştır. Ahşap giriş kapısı, oyma işleri ile bezenmiştir. Yapının üzeri büyük bir kubbe ile örtülmüştür. İçerisini 10 uzun pencere ve su damlacığı şeklindeki küçük pencereler aydınlatmaktadır. Alçı kabartmalar, renkli cam işçiliği ve ağaç oymacılığı bakımından süslemeleri önemlidir.
Üveys Paşa Camii
Mısır Beylerbeyi Üveys Paşa tarafından 1568 yılında yaptırılmıştır. Kare planlı olan yapıyı yüksek kasnak üzerindeki kubbe örtmektedir. Mermer giriş kapısı üzerinde bir yapım yazıtı bulunmaktadır. Mihrabı ve minberi az süslemelidir.
İlyas Bey Camii
Menteşoğullarından İlyas Bey tarafından 1404 yıllarında yaptırılmıştır. Cami önünde, avluyu çevreleyen, medrese ve imaret odaları mezarlık içindedir.
Han Menteşoğullarından kalmıştır. Dörtgen şekilli bina ortada bir avlu, etrafında tonoz çatı, örtülü, ahır ve odalardan meydana gelmiştir ve iki katlıdır.
Ahi İbrahim Türbesi (Ahi Bayram Türbesi)
Çine’nin güneyinde, Eski Çine köyünde, Ahmet Gazi Camii’nin arkasındadır. 14. yüzyılda yapılmış bir Menteşoğlu eseri olan türbenin duvarlarında mermer ve üst kısmında tuğla kullanılmıştır. Dikdörtgen planlı, piramit külahla örtülü ve iç kısımda tonozludur. Mezar yeri alt kattadır.
Çiftlik Türbesi
Çine - Koçarlı karayolu üzerindedir. 18. yüzyılda yapılmıştır.
Kurşunlu Manastırı
Davutlar’a yaklaşık 10 km. uzaklıkta yer alan Kurşunlu Manastırı’nın 11. yüzyıl Bizans yapısı olduğu tahmin edilmektedir. Manastırda yemekhane, kiler, mutfak, keşiş odaları, revir, şapel (küçük kilise), mezarlık, manastır surları, sur mahzeni ve savunma odaları gibi bölümler mevcuttur. Şapelin tavanındaki fresklerde İkonaklastik dönemde simgesel ve geometrik motifler ile, 9. yüzyılın ikinci yarısında İkonaklastik dönemden sonra dinsel olaylar ya da kişiler betimlenmiştir.
Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı
Kuşadası İskelesi yakınındadır. 1618 yılında Sadrazam Öküz Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. Kalın ve yüksek duvarların çevrelediği dikdörtgen avlunun etrafında iki katlı, revaklı kapalı mekan vardır. Kuzeybatı ve güneydoğudaki köşelerde arkadan üst kata çıkan iki merdiveni bulunmaktadır. Kervansarayın girişi kuzeyde olup, mermer kapı boşluğu kemerle örülmüştür. Günümüzde turistik otel olarak kullanılmaktadır.
Deniz Turizmi
Kıyı Turizmi
Aydın ili, tarihi, kültürel ve doğal değerlerine sahip olmanın ötesinde, turizm faaliyetlerinin en yoğun olduğu Batı Anadolu’nun orta yerinde bulunmaktadır. Ayrıca, turizm açısından en önemli deniz sınır kapısına sahip olması, Aydın’ı, sektörün en gelişmiş illerinden biri haline getirmiştir.
Aydın ilinde iklimin uygunluğu ve uzun bir turizm sezonuna olanak sağlaması en önemli teşvik edici etkenlerden biridir. Akdeniz ikliminin hâkim olduğu Aydın ilinde sıcak aylar çoğunluktadır. Aynı zamanda deniz suyunun sıcaklığı mayıs-ekim aylarını kaplayan senenin yarısında su sporları ve yüzme olanağı da sağlamaktadır. Ayrıca, deniz kıyısında halka açık plajlardan il içindeki yerleşmelerden ve çevre illerden gelenler, günübirlik veya hafta sonu olmak üzere yararlanmaktadırlar. Bu çeşit kullanım ulaşım rahatlığı ve iklim özellikleri nedeniyle oldukça yaygındır. Bu talebi başta Söke, Aydın, Nazilli ve Denizli oluşturmaktadır.
Turistlerin turizm çekiciliği açısından rağbet ettikleri plajlar; Pigale Plajı (Kuşadası), Kadınlar Denizi Plajı (Kuşadası), Güvercinada Plajı (Kuşadası), Yavansu ve Aslanburnu Plajı (Kuşadası), Güzelçamlı Plajı (Kuşadası), Altınkum Plajı (Didim), Tavşanburnu Plajı (Didim), Gevrek ve Akbük (Didim) plajlarıdır.
Yat Turizmi
Aydın’ın deniz kapısı Kuşadası Limanı olup, turist gemilerinin yanaştığı iki adet iskele ve ayrıca 650 yat kapasiteli yat limanı bulunmaktadır.
Termal Turizm
Aydın jeotermal kaynaklar açısından önemli bir potansiyele sahiptir. Bu potansiyel içinde en önemli termal turizm merkezi Germencik Alangüllü Kaplıcası’dır. Germencik’in dışında ikinci merkez ise Kuşadası - Davutlar’dır. Daha sonra Sultanhisar - Salavatlı, Ortaklak - Gümüşköy, Merkez - İmamköy Kaplıcası gelir.
Germencik Kaplıcası
Germencik ilçesine 10 km. uzaklıktadır. Suyu romatizmal hastalıklara iyi gelmektedir.
Alangüllü Kaplıcası
Germencik ilçesine 9 km. uzaklıktadır. Suyu kükürtlü olup, romatizma, siyatik, bel ağrıları ve böbrek taşları hastalıklarına iyi gelmektedir.
Davutlar Termal Kaplıcası 
Kuşadası ilçesi, Davutlar beldesine 3 km. uzaklıktadır. Suyu romatizma, stres, damar sertliği, siyatik, artroz, osteoporoji, spendiyaloz, vitiligo, egzama, saç dökülmesi, cinsel iktidarsızlık, kısırlık ve sağlıklı zayıflamaya karşı kullanılmaktadır.
Kızıldere Kaplıcası
Buharkent ilçesine 3 km. uzaklıktadır. Kaplıca suyu sodyumbikarbonat ve sülfatlı olup, romatizma, siyatik ve kireçlenme hastalıklarına iyi gelir.
Salavatlı Kaplıcası
Sultanhisar ilçesine 9 km. uzaklıktadır. Suyu kükürtlü olup, romatizma ve cilt hastalıklarına iyi gelmektedir.
Gümüş Kaplıcası
Germencik ilçesine bağlı Ortaklar beldesine 6 km. uzaklıktadır. Suyu bikarbonatlı, kükürtlü ve az gazlı olup, romatizma, kireçlenme, polinevrit hastalıklarına iyi gelir.
İmamköy Kaplıcası 
Aydın’a 6 km. uzaklıktadır. Suyu kükürtlü olup, romatizma, mayasıl, ülser ve siyatik hastalıklarına iyi gelir.
Kongre Turizmi
Aydın ilinde bulunan 6 adet 5 yıldızlı otel ile 1. sınıf tatil köyü bünyesinde kongre turizmi amacıyla kullanılabilecek salonlar mevcuttur. İlin diğer turizm çekicilikleri de bunu destekler niteliktedir.
Yayla Turizmi
Paşa Yaylası, Karacasu Yaylası ve Madran Yaylası potansiyel dinlence ve sportif turizm merkezleridir.
Dağ ve Doğa Yürüyüşü
İlde doğa yürüyüşü yapmaya elverişli olan yerler Dilek Yarımadası’ndan başlayıp, Karina’da devam ederek Büyük Menderes Nehri ile Bafa Gölü’ne kadar uzanan bölgedir.
Ayrıca, Büyük Menderes Deltası Milli Parkı da doğa yürüyüşü yapmaya elverişlidir. Doğa yürüyüşleri aynı zamanda Çine Vadisi boyunca doğanın eşsiz güzelliği içinde, Aphrodisias’tan Baba Dağı’na doğru tarihle iç içe, Karacasu-Dandalas Yaylası’nda, Aydın Merkez Paşa Yaylası’nda, Madran Yaylası’nda da yapılabilir.
Beşparmak Dağları (Antik Latmos) Yürüyüşü Programı
Bafa kasabasından anayol terk edilerek, 90-100 dakikalık otobüs yolculuğundan sonra, Beşparmak Dağları’nın eteğindeki Gölyaka (Bucak) köyüne varılır. Dağa çıkış noktası bu köyden başlamaktadır.
Köylülerin zeytinliklerine ulaşmak, çevredeki diğer köylere gitmek, Bizans devrine manastırlara çıkmak için kullanılan ve daha önceki çağlarda Beşparmak’ın zirvesindeki (Tekerlek Zirvesi 1.375 m.) hava ve yağmur tanrısının kutsal alanına yapılan ayin yürüyüşlerinde de yüzyıllardır kullanılan bir patika ile 45 dakikalık bir yürüyüşten sonra M.Ö. 7-8 bin yıllara tarihlenen prehistorik kaya resimlerinin bulunduğu bir mağaraya ulaşılır. 45 dakikalık ikinci bir yolculuktan sonra bölgenin birçok Bizans manastırları ve keşiş mağara ve barınaklarının içinde bulunan Yediler Manastırı’na varılır.
Dilek Yarımadası Milli Parkı’nda Doğa Yürüyüşü
Söke üzerinden Güllübahçe yönüne devam edip, Doğanbey köyüne geçilip 60-70 dakikalık bir otobüs yolculuğundan sonra eski Doğanbey köyüne varılır.
Menderes Deltası’na 2-3 km’lik bir uzaklıkta deniz seviyesinden 60-70 m. yükseklikte, bölgeye hâkim bir konumdadır. Köyde, Milli Park Müdürlüğünün bir tesisi bulunmaktadır.
Dağın sırtına vardıktan sonra ortaya çıkan manzara harikadır. Kuzeyde Menderes Deltası, Bafa Gölü, Milet antik kenti, Beşparmak Dağları, Myus ve Azap Gölü görülebilir.
Dağın güney yamacı ormanlıktır. 2-3 saatlik bir patika tırmanışından sonra inişe geçilir. Bitki örtüsü harika ve çok çeşitlidir. Örneğin; çam, dağ çileği, defne, erguvan, ayı fındığı, sakızlık, delice, zeytin ve keçiboynuzu görülebilir.
Harika bir kanyonun içinden Türkiye’deki iki doğal servi ormanının birisinin yanında, akan çeşmelerin kıyısından, Anadolu çınarlarının gölgesinden, milli parkın içinde boylu boyunca uzanan asfalt yola ulaşılır.
Bisiklet Turizmi
Güzelçamlı–Dilek Yarımadası ile Didim–Akbük arası ve Büyük Menderes Vadisi bisiklet turları için uygun parkurlara sahiptir.
Mağara Turizmi
Sırtlanini Mağarası
Karacasu Yukarı Çamarası köyünden 45 dakikalık yürüme mesafesindedir. Mağara yatay konumlu olup çok dar bir ağızla başlar. 4-5m sonra asıl mağara boşluğuna ulaşılır. Salon yan yana gelişip duvar şeklini alan sütunlarla 5-6 bölüme ayrılmıştır. Salona bağlı tüm odalar sarkıt, dikit ve sütunlarla kaplıdır. Kuru bir mağaradır. Dışarıda ısı 28 °C , nem % 44 iken, mağara içinde ısı 17 °C ve nem miktarı % 85’tir. Mağara içerisinde büyük yarasa kolonileri yaşamaktadır. Toplam 348 m. uzunluğunda ve 32 m. derinliğindedir. Aphrodisias harabelerine yakın olması turizm açısından cazibesinin arttırmaktadır.
Bundan başka ilde, Kuşadası’nın doğusunda ve 15 km. uzaklıkta, Kirazlı köyü Arslanlı Mağarası da tespit edilmiştir.
Kamp Ve Karavan Turizmi
Tavşanburnu Orman Kampı: Söke – Didim yolundadır. Gölgelik bir yerdir. Büfe, market, lokanta, plaj, çamaşır yıkama yeri, lavabo, bulaşık yıkama yeri, WC, duş, içme suyu, karavan su bağlantısı vardır.
Ayrıca, Dilek Yarımadası, Yenihisar, Davutlar da kamp ve karavan turizmine elverişlidir.
Kuş Gözetleme
Bafa Gölü: Büyük Menderes Deltası’nın güneydoğusunda yer alan çok hafif tuzlu bir göldür.
Alan, bataklık kırlangıcı ve mahmuzlu kız kuşunun üreyen popülasyonları ile ÖKA (Önemli Kuş Alanı) statüsü kazanır. Büyük Menderes Deltası’ndan gelen tepeli pelikan yıl boyunca gölde görülebilir. Bafa Gölü kışlayan su kuşları açısından büyük önem taşır. Küçük batağan, bahri, kara boyunlu batağan, karabatak, küçük karabatak, boz ördek, elmabaş patka ve sakarmeke kışlayan başlıca türlerdir.
Yaban Hayatı
Aydın’ın orman varlığı bakımından zengin olması yaban hayvan varlığını da doğru orantılı olarak etkilemektedir.
En çok görülen kuş türleri; kerkenez, karaçaylak, mezgeldek, toy, orman çulluğu ve deniz kartalıdır. Su kuşlarından elmabaş, sakarmeke, baklakızı Aydın sınırları içerisinde en çok mevcut olanlarıdır. Vahşi hayvanlar olarak; ayı, yabandomuzu, çakal, vaşak, kurt, tilki, yaban kedisi ve sırtlan mevcuttur.
Kemirgenlerden gelincik, tavşan, su samuru, ağaç sansarı ve ot oburlardan yaban keçisi, alageyik ve karaca yörenin yaban hayvanlarını oluşturmaktadır.
Korunan Alanlar (Milli Parklar Ve Tabiat Parkları)
Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltası Milli Parkı: Ege Bölgesi’nde Aydın’ın Kuşadası ve Söke ilçeleri sınırları içerisinde yer alan milli parka, Kuşadası–Söke karayolu ile ulaşılır. Milli park Kuşadası’na 28 km., Söke’ye 34 km. uzaklıktadır.
Samson Dağı’nın Ege Denizi’ne doğru uzantısıyla şekillenen Dilek Yarımadası’nın jeolojik yapısı palezoik şistler, mezozoik kalker ve mermerler ile neojen tortul kütlelerden meydana gelmiş, Menderes mastının bir parçasıdır. Yarımada kumlu, killi, yatık ve yüksek kıyı şekillerini içeren plajlarıyla ilgi çekici kıyı özelliklerine sahiptir.
Milli park nesli tükenmeye yüz tutmuş Anadolu parçasının batıda yaşadığı son noktadır. Ayrıca, Akdeniz ülkelerinde korunan türler arasında da bulunan Akdeniz foku ve deniz kaplumbağaları milli parkın kıyılarında yaşama ve üreme olanağı bulmuştur.
Milli parkın kuzeydoğusundaki Dilek Tepesi’nin eteğinde yer alan Güzelçamlı köyündeki M.Ö. 9.-8. yüzyıllarda kutsal sayılan İonia’nın siyasal ve bilimsel merkezi olan Panionion, konfederasyonun toplantı yeri olarak kullanılmıştır.
Güney Şelalesi Tabiat Anıtı: Bünyesinde üstün peyzaj değerlerini barındıran bir şelaledir.
|