Kültür Turizmi
Müzeler ve Örenyerleri
Bolu Müzesi
Merkezde, Kültür Merkezi binası içerisinde 1981’de hizmete açılmıştır. Müzede prehistorik dönemlerden Osmanlı dönemine kadar eserler mevcuttur. Ancak, 1999 yılında meydana gelen depremden zarar gören müze binası onarımda olması nedeniyle ziyarete açık değildir.
Bithynion
Bugünkü şehrin merkezinde yer alan antik kent, Roma döneminde de Claudiopolis olarak adlandırılmıştır.
Günümüz yerleşiminin, antik şehrin üzerine kurulması nedeniyle ayakta kalmış hiçbir yapı bulunmamaktadır. Çeşitli yıllarda yapılan kazılarda bir tapınak ve tiyatroya ait olduğu sanılan parçalarla, çeşitli dönemlere ait sikkeler, kaplar, şişeler, heykeller ve mezar stelleri bulunmuştur.
Phryg Kaya Kabartması
Göynük ilçesinde, Soğukçam köyündedir. M.Ö. 8.-7. yüzyıllara tarihlenen Phryg kaya kabartması aynı zamanda da kitabe özelliği taşımaktadır.
Gerede Asar Kalesi
Gerede’nin 20 km. doğusunda Örencik, Çağış ve Akçaşehir köylerinin yakınında, her yöne hakim kayalık bir tepe üzerindedir. Çevrede arazi üzerinde bol miktarda Bizans seramiği görülmekte, bu da kalenin Bizans dönemine ait olduğunu göstermektedir. Ayrıca kale üzerinde kuzeye bakan bir mağara da mevcuttur. Rivayetlere göre kalenin bulunduğu tepeyle doğusundaki tepe arasında Ulusu Deresi altından bir geçitle bağlantısı bulunmaktaydı. Halk doğudaki tepede kurulan şehirde yaşamakta ve düşman saldırısı anında dere altındaki geçit vasıtasıyla Asar Kale’ye çıkarak kendilerini savunmaktaydı.
Seben Kaya Evleri (Eski Yerleşim Bölgesi)
Seben ilçesine bağlı ve birbirlerine çok yakın olan Çeltik Deresi, Hoçaş, Kaşbıyıklar ve Yuva köylerinde derin vadiler boyunca yükselen kaya kitlelerinin yüzeyinde birkaç katlı kaya evlerine rastlanmaktadır. Yapılan araştırmalar ve incelemeler sonucunda bölgenin ilk Hıristiyanlık döneminde sık bir yerleşim merkezi olduğu tespit edilmiştir. Burada yaşayan insanlar, kaya kitlelerini işleyerek içinde yaşanabilir mekanlar elde etmişlerdir. Ayrıca ilçe merkezine yakın Solaklar köyü, Alpagut köyü ve Muslar Mahallesi’nde de kaya evleri vardır.
Gerede Keçi Kalesi
Gerede’nin 5 km. kuzeyinde Arkut Dağı’nda etrafına hakim bir tepededir. Bithynialılar zamanından kalan kale, 1993 yılında restore edilmiştir. Kale hakkındaki rivayete göre şehre saldırı olduğunda halk mal ve hayvanlarıyla beraber kaleye sığınırlar ve kendilerini savunurlarmış. Yine böyle bir durumda kale etrafına yerleşen düşman gündüzleri kaleye saldırmakta fakat başarılı olamamaktaymış. Günlerce saldırılar devam etmiş ve kalede yiyecek sıkıntısı başlamış. Bir gece burada bulunan halk kaledeki tüm keçilerin boynuzlarında mum yakarak, kalenin dışına salmışlar. Bir anda büyük bir ordunun üzerlerine geldiğini sanan düşman oradan kaçıp dağılmış ve Geredeliler keçileri sayesinde düşmandan kurtulmuş. Kalenin ismi de buradan gelmekteymiş.
Büyük Cami(Yıldım Bayezit Camii)
Bolu Büyükcami Mahallesi’nde bulunan cami, Yıldırım Bayezit tarafından 1382 yılında yaptırılmış, 1899 yılında yanan caminin yerine şimdiki cami yapılmıştır. Çifte minareli, tek kubbeli olan caminin iç mekânında nakış işi iç süslemeleri ilgi çekicidir.
Kadı Camii
Büyükcami Mahallesi’nde bulunan cami, 1499 yılında Demirtaş Paşa’nın oğlu Mehmet Bey tarafından yaptırılmıştır. Dikdörtgen planlı caminin mihrap bölümü beş kenarlı olarak dışa taşkın inşa edilmiştir. Kesme taştan yapılan caminin ahşap dış kapısı, kündekâri işçiliğinin ince örneklerinden biridir.
Saraçhane Camii
İl merkezindedir. Kitabesine göre 1750 yılında Silahtar Mustafa Ağa tarafından yaptırıldığı belirtilmektedir. Dikdörtgen planlı ve ahşap çatılı olan caminin doğu ve güney cephe duvarlarında sivri kemerli çeşmeleri vardır.
İmaret Camii
16. yüzyılda Şemsi Ahmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. Dikdörtgen planlı caminin dış kapısı üzerinde kitabesi vardır. İl merkezindedir.
IIıca Camii
Şehir merkezine 5 km. mesafedeki Karacasu sınırları içinde bulunmaktadır. Kitabesine göre cami, 1510–1511 yıllarında İsfendiyaroğlu Musa Paşa tarafından yaptırılmıştır. Kare planlı ve kubbelidir.
Karaköy Camii
İl merkezinin 7 km. batısında, Karaköy sınırları içinde bulunmaktadır. Cami 1562–1563 yılında Musa Paşa’nın oğlu Mehmet Bey tarafından yaptırılmıştır. Dikdörtgen planlı, ahşap çatılı olan cami, çinileri, mihrap ve minberdeki işçiliğiyle dikkat çekmektedir.
Süleyman Paşa Camii
Göynük ilçesinde bulunur. 1335 yılında Gazi Süleyman Paşa tarafından yaptırılan iki eserden biri olan cami yıkılınca yerine II. Abdülhamit’in emri ile bugünkü cami yapılmıştır. Tek kubbeli ve tek minarelidir. Geç devir mimari özelliklerini taşır.
Mudurnu Yıldırım Camii
Mudurnu ilçesinde bulunan cami, 1382 yılında Yıldırım Bayezit tarafından şehzadeliği zamanında yaptırılmıştır. Kareye yakın dikdörtgen planlı caminin ana mekanını 19,43 m. çapında bir kubbe örtmektedir. Üç bölümlü bir son cemaat yeri vardır. Osmanlı mimarisinin ilk büyük kubbeli yapılarından olup, sekiz istinatlı camilerin de ilk örneklerinden olduğu kabul edilmektedir.
Kanuni Camii
Mudurnu ilçe merkezinde, Kanuni Sultan Süleyman adına yapılmış olup tek kubbeli ve tek minarelidir. Dikdörtgen planda ahşap tavanlı bir yapıdır. Tavan süslemeleri ise çok güzeldir.
Yukarı Tekke Camii
Gerede ilçesindedir. 1844 yılında Abdullah Efendi tarafından yaptırılmıştır. Dikdörtgen planlıdır. Doğu köşesinde kesme taştan bir türbe yer almaktadır.
Tokadi Hayreddin Türbesi
Tasavvuf kaynaklarının 1535 yılında vefat ettiğini kaydettikleri Tokadi Hayreddin Türbesi, il merkezinin 13 km. batısında Elmalık köyündedir. Türbe, çeşitli türden asırlık ağaçların gölgeleri ile örtülü bir tepe üzerinde bulunmaktadır.
Akşemsettin Türbesi
Fatih Sultan Mehmet’in hocası olan ve 1459 yılında vefat eden Akşemsettin’in türbesi, Göynük ilçesinde Gazi Süleyman Paşa Camii’nin avlusunda bulunur. Osmanlı ilim dünyasının bu büyük şahsiyeti adına 1464 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan türbe, altıgen planlı olup, küfeki taşından inşa edilmiştir. Türbe içerisinde bulunan, ceviz ağacından yapılmış olan sanduka, ahşap işçiliğinin çok değerli bir örneğidir. 1987 yılında restorasyonu yapılmış türbe korunmaya alınmıştır.
Çeltikdere Bizans Kilisesi
Seben ilçesinin Çeltikdere köyü yakınındadır. Orta Bizans döneminin klasik dini mimarisine uygun olarak haç biçiminde kesme taş ve tuğladan inşa edilmiştir.
Orta Hamam
1389 yılında Yıldırım Bayezit tarafından yaptırılmıştır. Çifte hamam tarzında olan hamamın iç mekanlarında zengin süslemelere yer verilmiştir. 1993 yılında restore edilmiş ve bugünkü şeklini almıştır. İl merkezindedir. Mimarı Ömer bin İbrahim’dir.
Süleyman Paşa Hamamı
Göynük ilçesinde bulunan hamam, 1335–1338 yıllarında Gazi Süleyman Paşa tarafından yaptırılmıştır. Çifte hamam olarak kesme taştan inşa edilen hamamın taşları ve iç mimarisi ender bulunan eserlerdendir.
Yıldırım Bayezid Hamamı
Mudurnu ilçesinde bulunan hamam, aynı adla anılan caminin yanındadır. Mimarı Ömer bin İbrahim olan hamam, aynı devirde yapılan hamamların en güzellerindendir. 1382’de yaptırılmıştır. Hamam taç kapısı ve kubbe geçişleriyle dikkat çekicidir.
Yukarı Taşhan
Bolu, Büyükcami Mahallesi’nde bulunan Taşhan, 1804 yılında yapılmıştır. İki katlı ve açık avlulu olan Taşhan’da toplam 30 oda bulunmakta ve halen iş merkezi olarak kullanılmaktadır.
Aşağı Taşhan
Bolu’da Yukarı Taşhan’ın güneyinde yer almaktadır. 1750 yılında Emin Ağa tarafından kesme taştan yaptırılmıştır.
Göynük Evleri
Kentsel SİT alanı ilan edilmiş bulunan Göynük, eski Türk evleri bakımından zengindir. Burada bulunan evler 20. yüzyıl başlarına aittir. Evlerin çatıları genellikle kırma çatı türünde olup, üzerleri yerli kiremitlerle örtülüdür. Bazı evlerin oturma odalarında çeşitli motiflerle süslenmiş tavanlar bulunmaktadır. Evler, genellikle, zemin katlı bir veya iki katlı olarak inşa edilmiş olup, içten merdivenlidir. Evlerin önünde genellikle “hayat” adı verilen avlular da yer almaktadır.
Mudurnu Evleri
Kentsel SİT alanı ilan edilen Mudurnu, eski Türk evleri bakımından önemli bir özelliğe sahiptir. Sivil mimari özellikleri açısından Göynük evlerine benzerlik gösteren ilçenin, tarihini ve kültürünü yansıtan bu evler korumaya alınmıştır. İlçede bulunan 165 adet konut ve 8 adet cami, çeşme, hamam olmak üzere toplam 173 adet mimari değeri yüksek yapı bulunmaktadır. Armutçular Konağı ise bu yapılar içinde öne çıkmaktadır.
Termal Turizmi
Bolu, jeolojik bakımdan yurdumuzun en önemli fay tabakası üzerinde kurulmuş olduğundan çok miktarda jeotermal su kaynağı ve kaplıcaya sahiptir.
Bolu Kaplıcaları
Yüzyıllardan beri kullanılan Bolu kaplıcalarından Evliya Çelebi, Seyahatname’sinde beğeniyle bahsedilmiştir. Şehir merkezine 5 km. mesafede, Karacasu beldesinde bulunan kaplıcalar, Seben Dağları eteklerinde, çevresi ormanlarla kaplı sakin bir dinlenme yeridir.
Doğal kaynaklı ve sondaj çıkışlı olan suyun sıcaklığı 42-44 C, Ph değeri ise 6,3’tür. Kaplıca suyu; bikarbonatlı (% 51,31 milival), sülfatlı (% 46,66 milival), kalsiyumlu (% 69,34 milival), magnezyumlu (% 19,18 milival), karbondioksitli (251,6 mg/lt) ve flüorürlü (1,9 mg/lt) bir bileşime sahiptir.
Banyo ve içme kürlerine elverişli olan sular, romatizmal hastalıklara, deri, kan dolaşımı ve kalp hastalıklarına, solunum yolu hastalıklarına, kadın hastalıklarına, sindirim sistemi, safra kesesi, böbrek ve idrar yolları hastalıklarına, kemik ve kireçlenme rahatsızlıklarına, metabolizma ve beslenme bozukluklarına iyi gelmektedir. Büyük kaplıca suları 1767 mg/lt eriyik mineral değerine sahiptir.
Babas Kaplıcası
Mudurnu’ya 5 km. mesafede, Gürçam köyü yakınında bulunan ve travertenler arasından çıkmakta olan kaplıca suyunun sıcaklığı 40 C’dir. Toprak kalevili ve bikarbonatlı olan su metabolizma hastalıkları ile romatizma, kadın, sindirim ve böbrek rahatsızlıkları üzerinde olumlu etkiler yapmaktadır.
Sarot Kaplıcası
Mudurnu’nun 30 km. kuzeybatısında Ilıca köyü hudutları içerisindedir. Suyun sıcaklığı 66 C’dir. 1500 yılı aşkın süredir kullanılmaktadır. Tarihi bir hamamı vardır. Acı sular grubuna girmektedir. İçme kürü şeklinde kullanıldığında idrar yolu ve böbrek rahatsızlıklarına, banyo olarak kullanıldığında ise romatizma hastalıklara iyi gelmektedir. Kaplıca yanında küçük bir konaklama tesisi bulunmaktadır.
Bağlum (Kesenözü) Kaplıcası
Bağlum kaplıcaları, Seben ilçesinin 14 km. güneyinde, Kesenözü köyünde bulunur. 78 C sıcaklığa sahip olan kaplıca suyu banyo olarak yüzyıllardır kullanılmaktadır. Mide, safra kesesi, solunum ve dolaşım bozukluklarında olumlu etkileri olduğu bilinmektedir. Kaplıcada özel şahıslar tarafından işletilen pansiyonlar bulunmaktadır.
Çatak Kaplıcası
Göynük ilçesinin 30 km. güneydoğusunda dik yamaçlar arasında çok güzel bir vadide, Himmetoğlu köyü yakınındadır. Kaplıcanın 32 C sıcaklıkta olan suyu kalsiyum bikarbonatlıdır ve romatizma, siyatik gibi rahatsızlıklara iyi gelmektedir. Çevrede bulunan kalıntılardan Romalılardan beri kullanıldığı düşünülmektedir.
Kış Turizmi
Kartalkaya Kayak Merkezi
Kartalkaya kayak merkezi Batı Karadeniz Bölgesi’nde, Bolu il merkezinin 38 km. güneydoğusunda, Köroğlu Dağı turizm alanı içerisinde yer almaktadır.
Kayak alanı 1850–2200 m. yükseklik kuşağı üzerinde bulunmaktadır. Yöre, yarı ılıman bir iklime sahiptir. Kartalkaya Kayak Merkezi ve çevresi orman örtüleri ile kaplıdır. Hakim rüzgâr yönü batı–kuzeybatıdır.
Alp kayağı, kayaklı koşu (cross-country) ve tur kayağı için uygun koşullara sahiptir. Yılın 4 ayı (15 Aralık-15 Nisan) kayak yapmak mümkündür. Ortalama 250 cm. kar kalınlığı vardır.
Kartalkaya’da, çeşitli aktiviteler sunan 3 adet otel mevcuttur. Kartalkaya’da toplam 28 adet pistin uzunluğu 30 km’yi bulmaktadır. Kartalkaya’daki 3 adet otelin toplam 1760 yatağı, 2 adeti telesiyej, 6 adeti teleski ve 3 adeti de baby-lift olmak üzere toplam 11 adet mekanik tesisi mevcut olup taşıma kapasitesi toplam 7000 kişi/saattir.
Esentepe
Gerede’nin kuzeyinde, 1300 m. yükseklikte, kış sporları ve kayak imkanına sahip bir otelin bulunduğu yerdir. Asırlık çam ağaçlarının bulunduğu Esentepe’ye bu isim bölgenin sürekli esmesi nedeniyle Atatürk tarafından verilmiştir.
Kongre Turizmi
İl, kongre turizmi konusunda ideal bir konuma sahiptir. Özellikle Abant bölgesinde bulunan tesisler kongre turizmi konusunda büyük taleple karşılaşmaktadır. İlin bu turizm dalında yoğun ilgi görmesinde en büyük etken, Ankara ve İstanbul’a kolay ulaşımı ve özellikle sezon dışında, yani yaz ayları boyunca, seminer, sempozyum, panel gibi toplantıların düzenlenebileceği çok kaliteli ve sayıca zengin turistik otellerin varlığıdır.
Yayla Turizmi
Bolu, 300 civarında yaylası ile önemli bir potansiyele sahiptir. Bolu yaylaları ormanlarla kaplı dağlar üzerinde, gür akarsuların geçtiği, yemyeşil verimli düzlüklere yayılmıştır.
Aladağ Yaylaları
Bolu’nun 25 km. güneyindeki dağ yamaçları üzerinde, orman alanları arasında yer alır. Yemyeşil düzlükleri ile piknik için de ideal olan bu yaylalar çevresinde bulunan Orman İşletme Tesisleri, Aladağ İzcilik Kampı ve Göleti ile göz kamaştırıcı güzellikler sergiler. Kamp imkânlarının da olduğu başlıca yaylalar, Değirmenözü, Sarıalan, Gölcük, Ardıçtepe ve Üstyaka yaylalarıdır.
Kızık Yaylası 
Kızık Yaylası, evlerinin değişik mimarisiyle dikkati çeker. Bu evler hiç çivi kullanmadan, çam ağaçlarından çatkılı, kenetleme ve birbirine geçme şeklinde yapılmıştır. Yerden yüksekçe yapılmış merdivenler, geniş ocakları ve kendine has eşyaları ile bu evler oldukça değişik özellikler taşırlar.
At Yaylası
Bolu’nun 10 km. kuzeyinde 1150–1250 m. yükseltilerde 1–2 km. aralıklarla 7 adet yayla bulunmaktadır. Özellikle kirazı ile ünlü olan bu yayla grubunun etrafında meyve ağaçları vardır. Burada her yıl geleneksel kiraz bayramı şenlikleri yapılır.
Sarıalan Yaylaları
Bolu’nun 20 km. güneydoğusunda Kartalkaya yolu üzerinde, çevresinde 14 yaylanın bulunduğu bir yayla grubudur. Burada kamp, piknik ve trekking için uygun yerler vardır. Saraycık Yaylası kenarında bulunan gölet yöreye ayrı bir güzellik katmaktadır. Köroğlu Turizm Alanı 2. Gelişim Bölgesi içinde yer almaktadır.
Gerede Yaylaları
Gerede’nin güneyinde 1200–1500 m. yüksekliklerde bulunan bu yaylalar, Haşat, Zorpan ve Doğu Köroğlu Dağları üzerinde bulunan Dörtdivan Yaylaları’dır.
Kıbrısçık Yaylaları
Köroğlu Dağları’nın güney yamaçlarındaki düzlük alanlardaki, Belen, Karaköy, Kökez, Bölücekkaya, Karadoğan ve 1825 m. yükseklikte bulunan Devevira en önemli yaylalardır.
Mengen Yaylaları
Mengen ilçesinin doğusunda yer alan başlıca yaylalar, Sarıklı, Soğucak, Mile, Sepetçiler, Çelebioğlu ve Çiftçatak yaylalarıdır.
Mudurnu Yaylaları
İlçenin kuzeyi ve Abant Gölü güneyinde yer alırlar. Dedeler, Alpagut, Dodurga ve Dağyolu yaylaları en önemlileridir.
Göynük Yaylaları
1000–1500 m. arasında bir şeritte sıralanan yaylaların en önemlileri Karabey ve Kaşıkçı yaylalarıdır.
Seben Yaylaları
Kiraz Dağı çevresinde toplanmış, ortalama 1400 m. yükseklikte olan bu yaylaların en önemlileri Gerenözü ve Kıkık yaylalarıdır.
Dağ Ve Doğa Yürüyüşü
Bolu’nun doğal zenginliği, dağ sporlarına imkân tanımakla birlikte, doğa yürüyüşlerine de ayrı bir zevk katmaktadır. Bu doğal zenginliklerin başında gelen Abant, yazın piknik ve ideal bir dinlenme yeri olup, kışın kış sporlarının yapılabileceği Türkiye’nin en tanınmış turistik yörelerindendir. Buz pateni sahası Türkiye’deki ilk doğal buz pateni sahasıdır. Abant Gölü çevresi gece için aydınlatılmış ve yaya yürüyüş yolu yapılmıştır. Bunun dışında Yedigöller Milli Parkı, Seben Yaylaları, Bolu Fındığı Tabiatı Koruma Alanı, Kökez Koruma Alanı, Sülüklügöl Tabiatı Koruma Alanı görülmeye değer doğal değerler arasında olup, doğa yürüyüşlerine elverişli alanlardır. Dağ tırmanışı yapılabilecek yerler açısından, Köroğlu Dağları (en yüksek noktası 2378 m.), Aladağlar (kamp tesisi mevcut), Seben Dağları (1854 m.), Orhan ve Kaplandede Dağları (Kızıltepe en yüksek yeri 1486 m.), Bolu Dağları (en yüksek yeri Çele Doruğu 1954 m.), Elmacık Dağı (1760 m.), Abant Dağları (1748 m.), Sünnice Dağları (1828 m.), Gerede’nin kuzeyinde Akrot (1077 m.), Göl Dağları (1113 m.) ve Mudurnu civarındaki Ardıç Dağları gibi önemli potansiyele sahiptir. Doğa yürüyüşü yapılan bölgelerde, mevcut doğal dokunun korunması, çevre kirliliğinin önlenmesi önemli bir faktördür.
Bisiklet Turizmi
Abant ve Gölcük Gölleri çevresi bisiklet turları açısından önemli potansiyele sahiptir
Kamp Ve Karavan Turizmi
Dinlenmek, doğadan yararlanmak isteyen herkese hitap edebilecek özelliklere sahip Yedigöller Milli Parkı, kamp kurmak için düzenlenmiştir. Bolu’da Orman Bölge Müdürlüğü kontrolündeki kampingler:
Yedigöller Milli Parkı Bolu
Abant Tabiat Parkı Abant – Bolu
Gölcük Orman İçi Dinlenme Yeri Gölcük – Bolu
Karagöl Orman İçi Dinlenme Yeri Kıbrısçık – Bolu
Bolu’nun Karadeniz’e açılan penceresi Akçakoca’da da kamp ve kamping olanaklarından yararlanılmaktadır.
Sportif Olta Balıkçılığı
Birçok gölü bünyesinde barındıran Bolu, sportif olta balıkçılığı için ideal bir bölgedir. Abant Gölü’nde benekli alabalık, İtalyan alabalığı, Yedigöller’de İtalyan alabalığı, Gölcük’te alabalık, Gölköy Barajı’nda alabalık ve sarı sazan, Yeniçağa Gölü’nde sazan ve tatlı su yayını, Karadere bölgesindeki orman içi derelerde ve Aladağ bölgesindeki derelerde mercan balığı bulunmaktadır.
Kuş Gözetleme
Dörtdivan ilçesinde yer alan Kavaklı Dağı burada üreyen kara akbaba popülasyonuyla önemli kuş alanı statüsü kazanır.Bunun dışında Yedigöller ve Abant Gölü civarları da kuş gözetleme olanaklarına sahiptir.
Atlı Doğa Yürüyüşü
Abant Gölü, Seben Yaylaları ve Gölcük Gölü, atlı doğa yürüyüşü yapılabilecek potansiyele sahiptir.
Bitki İnceleme
Abant Gölü çevresi ve Yedigöller Milli Parkı zengin florası ile bitki inceleme açısından önemli bölgelerdir. Bunların dışında, Sülüklügöl Tabiatı Koruma Alanı, Kökez Tabiatı Koruma Alanı, Akdoğan (Ebe Çamı) Tabiatı Koruma Alanı ve Bolu Fındığı Tabiatı Koruma Alanı bitki inceleme potansiyeline sahip alanlardır. Orman örtüsünü ağırlıklı olarak kayın oluşturmaktadır. Gürgen ve kestane türleri, ıhlamur, çınar, meşe, kızılağaç, yabani fındık, dişbudak, beyaz söğüt ve titrek kavak orman örtüsünü oluşturan diğer ağaç türleridir.
Yamaç Paraşütü
Yamaç paraşütü için Abant Dağları’nda çok uygun yerler mevcut olup, yaz aylarında büyük şehirlerden bu sporu yapmak isteyenler için Abant’a turlar düzenlenmektedir. Ayrıca, burada Uluslararası Yamaç Paraşütü yarışmaları düzenlenmektedir.
Yaban Hayatı
Bolu’nun dört yanını kuşatan orman tabakası ve zengin bitki örtüsü, beraberinde çok çeşitli hayvanların görülmesini sağlar. Ormanlık alanlarda ayı, vaşak, yaban domuzu, geyik, karaca, kurt, sansar, tilki, porsuk, tavşan, kokarca, gelincik, kunduz ve sincap gibi kara hayvanları ile keklik, üveyik, bıldırcın, çil, toy, turna, çulluk, güvercin gibi kuşlar ve atmaca, şahin, kartal gibi yırtıcı kuşlar sıklıkla görülmektedir. |