|
Çankırı Ağzı ve Bazı Yöresel Sözcükler
Çankırı ağzı, ilin komşularından olan Kastamonu ve Çorum'un ağızlarıyla benzerlikler gösterir. Çankırı'ya özgü kimi ağız özellikleri şöyledir:
<a> sesi zaman zaman <o> ve <e> sesine dönüşür. Baba-boba; mezar-mezer, gibi.
<e> sesi <ö> ve <a> sesine dönüşür. Gece-geca; değil- döğül gibi.
<ı> ve <i> sesleri <u> veya <ü> sesine dönüşür. Gidemedik- gidemedük, aldım-aldum gibi.
<ü> sesi ise bazı sözcüklerin kullanımında <ö> sesine, <u> sesi ise <o> sesine dönüşür. Küser-köser; uyanır-oyanur gibi.
Sözcüklerde ünsüz değişmeleri sıkça görülür. <ç> sesinin yerini çoğunlukla <ş> sesi alır. Geçtik-geştik; gençlik-geşlik'gibi.
Bazı sözcüklerde <t> sesinin yerini <d> sesi, bazılarında da <d> sesinin yerini <t> sesi alır. Tazı-dazı; geçti mi-geşdi mi gibi.
<k> sesi çoğu kez <g>, <ğ> ve <h> sesine dönüşür. Çakarım-çaharun; kalbur-galbur; âşık-âşığ gibi.
<r> sesinin <1> sesine, <1> sesinin ise <s> sesine dönüştüğü görülmektedir, öğrenmek-öğlenmek; kalsın-kassın gibi.
Yöresel ağızda zaman zaman <ğ> sesi <y> sesine <z> sesi ise <s> sesine dönüşmektedir. Değirmen-deyirmen; Pazu-pasu gibi.
Sözcük sonundaki geniş zaman eki veya sayı edatı olan <r> sesini düştüğü görülür. Alır-alı; bir-bi gibi.
Yine sözcük sonlarında <ğ>, <h> gibi ses veya <yı>, <yi> gibi ek düşmeleri de vardır. Gideyün-gidem; Dağ-da gibi.
Halk Bilgisi
Sütü Gelmeyen Anneler - Çobana soğan ve ekmek verilir.Çoban verilenleri akşama kadar dağarcığında taşır ve akşam loğusa kadına bunlar verilir.
Siğil- Bulgur pilavı yenilirken yere dökülenler toplanır. Çıkına yerleştirilerek ocaktaki kurumluğa bırakılır. Kuruyuncaya kadar siğillerin kuruması dilenir.
Sıtma- Yumurta sirke içine konur, sarımsak ilave edilir ve hastaya içirilir.
Zafiyet- Söğüt yaprağı, sarımsak, nane, yoğurt, sirke karıştırılarak içirilir.
Romatizma- Kırmızı acı biber, kil karıştırılır ve hamamda ağrıyan yere sürülür.
Diş Ağrısı- Dişin ağrıdığı kısmın ters yönündeki nabza, döğülmüş sarımsak sürülür.
Ezik Tedavisi- Hasta oniki saat derinin içinde içinde ve oniki saatte dışında yatırılır. Buna deriye çekme denir.
Yürümeyen çocuk- Üç Cuma çocuğun ayakları bir ip parçası ile bir birine bağlanarak cami kapısına götürürler. Camiden ilk çıkan şahıs çocuğun ayağındaki ipi keser. Çocuğu arkasına baktırmayarak evine götürürler. |