06 Ocak 2009
Salı 22:44
Anasayfa | Üyelik | Künye | Temsilcilikler | Haber Bandı | İletişim | Anasayfam yap | Haber arşivi
İl Sayfaları
Edirne
İlçe Sayfaları
  Enez
  Havsa
  İpsala
  Keşan
  Lalapaşa
  Meriç
  Süleoğlu
  Uzunköprü
Vali
Belediye Başkanı
Milletvekilleri
Siyasi Partiler
Hastaneler
Doktorlar
Eczaneler
Avukatlar
Firmalar
Sivil Toplum
İlimizi Tanıyalım
Haber Arşivi
TEMSİLCİ
Mesut Çınar

 

Edirne İlimizi Tanıyalım
Edirne Mutfağı
El Sanatları Ve Hediyelik Eşya
Genel Bilgiler
Kırkpınar Yağlı Güreşleri
Tarihçesi
Turizm Aktiviteleri
Ulaşım
Yerel Etkinlikler
Turizm Aktiviteleri

Müzeler ve Örenyerleri

Müzeler

Edirne Müzesi
Adres: Selimiye Camii Yanı - Edirne
Tel: (284) 225 11 20

Edirne Arkeoloji ve Etnografya Müzesi

Şehirde ilk müze 1925 yılından Selimiye Camii Külliyesi’nde Darülsübyan’da depo olarak kurulmuştur. Daha sonra 1971 yılında yeni binasına taşınarak Arkeoloji ve Etnografya Müzesi olarak ziyarete açılmıştır.

İki bölümden oluşan müzede prehistorik dönemlerden Osmanlı dönemine kadar pek çok eser sergilenmektedir.

Edirne Türk İslam Eserleri Müzesi


Müze, Selimiye Camii avlusunda Darülkur’a Medresesi’nde yer alır. 1569-1575 yıllarında Selimiye Camii ile birlikte Mimar Sinan tarafından yapılmıştır. Medresenin 14 odasında ve avluda Osmanlı dönemine ait birçok eser sergilenmektedir.

Lozan Anıtı ve Müzesi

Lozan ve dünya barışını simgeleyen anıt yanında “Lozan ve İsmet İnönü” belgelerini sergileyen müze önemli bir ziyaret noktası durumuna gelmiştir.

Trakya Üniversitesi Sultan II. Bayezit Külliyesi Sağlık Müzesi

Sultan II. Bayezit Külliyesi’nin darüşşifa (hastane) birimi, Sağlık Müzesi olarak kurulmuştur. Müzede hekimliğin gelişmesi ve değişik sağlık hizmetleri hakkında geniş bilgileri içeren bölümler vardır.


Örenyerleri

Enez Antik Kenti: Enez ( Ainos ) tarihi dönemlerde çok önemli bir liman iken bugün kıyıdan 3.5 km içeridedir. Tarih boyunca birçok kereler restore edilmiş olan Enez Kalesi görülmeye değer. Aynı zamanda M.Ö. 6 ıncı yüzyıla dayanan bir kilise, bazı oyma mezarlar ve suları berrak bir de plajı bulunmaktadır.

Dolmenler (Menhir, Taş Mezarlar): Lalapaşa ilçesinde İ.Ö.2000 sonları ile İ.Ö. 1000 başlarından kalma 'Dolmenler' (menhir, taş mezarlar) bulunmaktadır. Yapılan kazılarda mezar içlerinde bazı araçlar (Göz yaşı şişesi, madeni takılar) bulunmuş ve bunlar Edirne Arkeoloji ve Etnografya Müzesi'nde sergilenmektedir.

Edirne Evleri

Taş duvar ve sıvayla örülmüş ahşap iskelet sistemleri ile yapılırdı. Bu evler genellikle yanındaki daha yüksek saçaklara çift eğri öğe ile bağlanan bir çatıyla örtülü, az derinde kalan locanın içine yerleştirilmiş merkezi girişi ile kusursuz bir simetriye sahipti.

Balkan Yarımadası'nın hemen her tarafında en küçüğünden en gösterişlisine kadar bütün evlerde "hayat" denilen bölümler vardır. Oda kapılarının açıldığı yer olan bu bölüm, doğrudan evin bahçesine bakan yönde 1,5-2 metrelik direkler üzerine dayandırılmıştır. Hayatların sonunda bir basamak yükseklikte dört köşe bir kısım ayrılarak, tahta sedirlerle çevrilirdi.

Evin harem ve selamlıklarında büyük kapıların açıldığı bahçe kısımları olan avluların uygun bir yerinde mermer bir çeşme bulunurdu. Bazı evlerde avluların ortasında küçük havuzlar, üzerine asma sardırılmış çardaklar vardı. Harem ve selamlık avlularından birbirine geçilecek küçük kapı bulunurdu.


Saraylar

Sultan I. Murad tarafından yaptırılan ilk saraydan sonra, Sultan II. Murad döneminde Tunca'nın batısında, çok büyük bir alan üzerine 1450'de Edirne Sarayı'nın inşaatına başlandı. Sultan'ın 1451'de ölümünden sonra oğlu Fatih Sultan Mehmed tarafından yapı tamamlatıldı. Kalıntılar arasında, Cihannüma Kasrı, Kum Kasrı Hamamı, Babusseade, Matbahi Amire ve Adalet Kasrı'dır.



Camiler ve Kiliseler

Selimiye Camii: Edirnen'nin en önemli eseri olan Mimar Sinan'ın ustalık dönemi eseri Selimiye Cami Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerinden biridir.

1569 - 1575 yılları arasında II. Selim tarafından yaptırılmıştır. Taş işçiliği, çinileri ve kalem işleri bakımından eşsiz bir eserdir.

Kentin diğer önemli cami ve kiliseleri Üç Şerefeli Cami, Muradiye Cami, II. Bayezid Cami Ve Külliyesi, Eski Cami , Yıldırım Camii, Fatih Cami (Enez Ayasofyası), Sokullu Külliyesi (Kasım Paşa Külliyesi), Sweti George Kilisesi, Yahudi Havrasıdır.



Üç Şerefeli Cami

1443-1447 yılları arasında, II. Murat tarafından yaptırılmıştır. Cami Osmanlı sanatında, erken ve klasik dönem üslubu arasında yer alır. 24 m. çapındaki büyük merkezi kubbe, ikisi paye, dördü duvar payesi olmak üzere altı dayanağa oturtulmuştur. Yanlarda daha küçük ikişer kubbe ile örtülü kare bölümler vardır. Yapı, bir yenilik olarak enine dikdörtgen planlıdır. Bu planı Mimar Sinan, İstanbul camilerinde daha gelişmiş biçimi ile uygulamıştır. Ayrıca Osmanlı mimarisinde revaklı avlu ilk kez bu camide kullanılmıştır. Avlunun dört köşesine minareler yerleştirilmiştir. Üç Şerefeli Cami, bu özellikleriyle sonraki camilere öncü niteliğindedir.

II. Bayezit Camii ve Külliyesi

Tunca Nehri kıyısında, şehir merkezine 2 km. uzaklıkta bulunan külliye, Edirne’nin en önemli yapıtlarındandır. Cami, tıp medresesi, imaret, darüşşifa, hamam, mutfak, erzak depoları ve diğer bölümleriyle geniş bir alana yayılmıştır. 1484-1488 yılları arasında Mimar Hayreddin tarafından yapılmıştır. Çok etkileyici bir görünümü olan külliye, küçüklü büyüklü yüze yakın kubbeyle örtülüdür. İki minareli anıtsal bir cami bulunmaktadır. Caminin batısında bulunan Darüşşifa yapısı günümüzde müze olarak düzenlenmiştir.

Muradiye Camii

Muradiye Mahallesi’nde Sarayiçi’ne egemen bir tepeye Sultan II. Murat tarafından yaptırılmıştır. Kitabesinde tarih yoktur. Yan mekânlı (zaviyeli) camilerin en güzel örneğidir.

Cami dış görünüşünün yalınlığına karşın, iç süslemesi yönünden 15. yüzyıl Osmanlı sanatının dikkat çeken yapıtlarındandır. Mihrap ve duvarları kaplayan çiniler, Türk çini sanatının en güzel örneklerindendir.

Yıldırım Bayezit Camii

Edirne’nin en eski camisi olup, şehir merkezine 3 km. uzaklıktadır. 1400 yılında Yıldırım Bayezit tarafından haç planlı bir Doğu Roma kilisesinin temelleri üzerine inşa edilen cami dört kemerli, kubbeli ve tek minarelidir. Mimarı Hacı Alaaddin’dir. Çok kubbeli yapının yalnızca dört paye ile taşınan iç mekân örtüsünün sağladığı genişlik, mekânda birlik anlayışının ilk örneğini oluşturmaktadır.

Fatih Camii (Enez Ayasofyası)

Enez Kalesi içinde yer alan cami, haç planlı bir Doğu Roma kilisesinden (Enez Ayasofya) çevrilmiş olup günümüzde yıkık durumdadır.

Sokullu Külliyesi (Kasım Paşa Külliyesi)

Havsa ilçesinde Edirne yolundadır. 1576-1577 yıllarında Sokullu Mehmet Paşa’nın oğlu Kasım Paşa adına Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Külliye; iki kervansaray, cami, medrese, imaret, çifte hamam, tekke, köprü ve arastadan oluşmaktaydı. Ancak günümüzde yalnızca cami, arastanın dua kubbesi ve 18. yüzyılda eklenmiş çeşme kalmıştır.

Sweti George Kilisesi

Edirne’nin Kıyık semtinde, 1880 yılında inşa edilmiştir. 1889 yılında dekore edilen kilisedeki yazılar Bulgar dilinde yazılmıştır. Daha önce aynı yerde bulunan Rum kilisesinden kalma bazı tablolar vardır.

Kervansaraylar

Sokak üzerinde bir sıra dükkânı bulunan ve klasik Osmanlı mimarlığının ilginç örneklerinden olan Rüstem Paşa Kervansarayı, Kanuni Sultan Süleyman'ın ünlü sadrazamı Rüstem Paşa tarafından Mimar Sinan'a yaptırıldı.

Klasik Osmanlı mimarisinin ilginç örneklerinden olup Kanuni döneminin görkemli yapılarındandır. Avlulu hanlar  planındadır. Dikdörtgen avlunun çevresine iki katlı odalar yerleştirilmiştir. Katların avluya bakan yüzleri, revaklıdır.

Revakların arkasında ocaklı ve nişli odalar bulunur. Uzun yanlarda, karşılıklı olarak yukarı çıkan merdivenler vardır. Üst kat pencere ve kapı kemerlerinde tuğla süsleme ilginçtir. Kesme taş ve tuğladan örülmüş duvarlar yapıya anıtsal bir görüntü kazandırmaktadır.

Rüstem Paşa Kervansarayı 1972 yılında restore edilerek otel haline getirilmiş ve başarılı görülen bu restorasyonla 1980 yılında Ağa Han Mimarlık Ödülü'nü almıştır.

Ekmekçioğlu Ahmed Paşa Kervansarayı, I. Sultan Ahmed'in emri ile Defterdar Ekmekçioğlu Ahmet Paşa tarafından 1609 senesinde yaptırıldı.

Köprüler

Edirne'deki önemli yapı türlerinden biri de köprülerdir. Edirne'nin içinde bulunan ve Sinan devrinin Edirne dışında inşa ettiği köprülerin güzelliğine başka kentlerde erişilememiştir.

Bu kentteki köprülerin en eskisi Bizans İmparatoru Michael Palaiologos (1261-1282) dönemindendir. Köprü sonradan Gazi Mihal Bey tarafından yeniletildiğinden onun adı ile anılır (1420). 1640'da Kemankeş Kara Mustafa Paşa bu yirmiyedi gözlü köprüye sivri kemerli Tarih Köşkü'nü ekletmiştir. 1451'de yapılan Şahabettin Paşa (Saraçhane) Köprüsü on iki ke- merli ve on bir ayaklıdır.

1452'de Fatih döneminde yaptırılan Fatih Köprüsü, 1488'de Mimar Hayrettin'in yapıtı olan Bayezid Köprüsü, 1560'da Mimar Sinan'ın eserleri arasında yer alan Saray (Kanuni) Köprüsü, 1608-1615 yılları arasında Sedefkar Mehmed Ağa'nın yaptığı Ekmekçizade Ahmed Paşa Köprüsü, 1842-1847 yılları arasında Meriç'le Arda'nın birleştiği yerde tamamlanan Meriç Köprüsü (Yeni Köprü) Edirne'nin en önemli köprüleridir.

Meriç (Mecidiye ) Köprüsü

Edime-Karaağaç yolunda, Meriç Nehri'nin üzerinde yapılmıştır. 1842'de Abdülmecit zamanında yapımına başlanmış 1847 de bitirilmiştir. 263 m. uzunluğunda, 7 m. genişliğinde, 13 ayak üzerinde 12 sivri kemerli bir taş köprü olup yanlara doğru eğimlidir. Ayaklar arasında ayrıca boşaltma gözleri de bulunmaktadır. Ortasındaki yazıtlı köşkü, mermerdendir. Daha önce kubbesinde güneş motifi bulunduğu bilinir.
 

Ekmekçizade Ahmet Paşa (Tunca) Köprüsü

1608-1615'te Ekmekçizade Ahmet Paşa, Tunca Nehri'ne yaptın Mimar Sedefkar Mehmet Ağa'dır. 11 ayak üzerine, 10 kemerli köprüdür.Yansı ve ortadaki yazıtlı köşkü yakın tarihlerde su taşkınlarıyla yıkılmış, betonarme olarak yeniden yapılmıştır.

Gazi Mihal (Hamidiye) Köprüsü

Kentin batısında, Bulgaristan'a giden ana yolda, Tunca Nehri'ne yapılmıştır. Bizans döne¬minde Mikhael Palaiologos yaptırmıştır. 1402'de Osmanlı Döneminde Gazi Mİhal Bey, yeniden yapılırcasına onartmıştır. 164Q'ta Kemankeş Kara Mustafa Paşanın yaptırdığı sivri kemer biçi¬minde Tarih Köşkü (Kitabe Köşkü) vardır. Köprü gövdesine sızan sulann atılması amacıyla yapılan drenaj düzeni ilginçtir. 1900 yılında II Abdülhamit İtalyan ustalara yeniden yaptırmıştır.


Fatih Köprüsü

Sarayiçi'nde Demirkapı ile Adalet Kasn arasında Tunca nehrine yapılmıştır 1 tarihi bilinmemektedir. 1452 de Fatih döneminde yapıldığı sanılmaktadır. Orta büyük, yanlarda daha küçük olmak üzere üç gözlü olan köprü 34 m. boyunda boşaltma gözleri vardır.

Saraçhane Köprüsü

Kentin kuzeybatısında Sarayiçi yakınında Tunca Nehri'ne yapıl-mıştır. 1451 'de II. Murat döneminin önemli devlet adamlarından Sahabettin Paşa yaptırmıştır. 120 m. uzunlukta, 5 m. genişliktedir. 11 ayaklı, 12 kemerli ve taştan köprünün iki yanındaki kemeri toprak altında kalmıştır. 1702'de orta kemeri yıkılan köprü, Sultan II. Mustafa'ca onartıldığında 50 m. uzatılmıştır. Köprünün doğusunda Saraçhane Mahallesi bulunduğundan bu adla da anılmaktadır.




Saray Köprüsü

Sarayiçi'nde, Tunca Nehri'ne yapılmıştır. Edirne'den Sarayiçi'ne geçilen bir köprüdür. 1560'da Kanuni Sultan Süleyman'ın terazi ve Adalet kasırlarıyla birlikte Mimar Sinan'a yaptırdığı sanılmaktadır. Yontma taştan, 60 m. uzunluğunda ve dört gözlüdür.

Bayezid Köprüsü

Bayezid Külliyesi yakınında, Tunca Nehri'ne yapılmıştır. 1488'de II. Bayezid'in Mimar Hayreddin'e yaptırdığı sanılmaktadır. 78 m. genişliğinde ve 5 sivri kemerlidir, Kesme taştan sağlam bir köprüdür.


Uzunköprü

Ergene nehri üzerinde, 1426-1443'te II. Murat, Mimar Müslihiddin'e yaptırmıştır. 1.392 m. Uzunluğunda yer yer 6.80-6.90 m. genişliğinde ve 174 gözlüdür. Taştan köprünün temelleri, sivri ve yuvarlak olarak iki tiptir.



 

Yalnızgöz Köprüsü

Beyazıd Köprüsü'ne ek olarak Tunca Nehri'ne yapılmıştır. Kenti imaret Mahalle bağlar. 1570'de II. Selim zamanında Mimar Sinan yaptırmıştır. Tek bir kemer biçin olup açıklığı 6.60 m.'dir.

Çarşılar

Geçiş yolları üzerinde bulunan kentin gelişme döneminde hem artan ekonomi ve ticaret yoğunluğunu karşılamak hem de cami ve imaretlere gelir sağlamak amacıyla birçok han, bedesten ve çarşı inşa edildi.

1417-1418 yılları arasında Çelebi Sultan I. Mehmed tarafından Mimar Alaeddin'e Eski Cami'ye vakıf olarak bir bedesten yaptırıldı.

Bedesten

1417-1418'de Çelebi Sultan Mehmet Eski Cami'ye vakıf olarak yaptırmıştır. İki renkli, kesme taşlarla kaplanmış süslemeli duvarlı, 14 kubbeli bir yapıdır, Kubbeler kurşunla kaplıdır. 40,54-74,94 m. Ölçüsün-deki yapının dört yanında kapılar vardır. Her kubbenin altında, sivri kemerli bir pencere bulunmaktadır. İçte, uzun yüzlerde tonozla örtülü 14'er, kısa yüzlerde 4'er hücre yer alır. Evliya Çelebi, Bedestendeki elmas ve takıların birkaç Mısır hazinesi değerinde olduğunu ve bunları altmış gece bekçisinin koruduğunu yazar. Son yıllarda onarılmış olan Bedesten, çarşı olarak kullanılmaktadır




Ali Paşa Kapalı Çarşısı

Kanuni Sultan Süleyman'ın sadrazamlarından Hersekli Semiz Ali Paşa 1569'da Mimar Sinan'a yaptırtmıştır XVII.yy'da en parlak dönemini yaşayan yapıda, 6 kapı, 130 dükkan bulunmaktadır.


Selimiye Arastası

III. Murat, Selimiye Camisi'ne gelir sağlamak için Mimar Davut Ağa'ya yaptırtmıştır. 255 m. Uzunluğunda, 73 kemerlidir. İçinde, iki yanda 124 dükkan vardır. Evliya Çelebi, buranın "Kavaflar Çarşısı’’ olduğunu yazar. Dua kubbesinde, burda dükkanı bulunanların her sabah, doğru iş yapacaklarına ant içtikleri! ve dua ettikleri bilinir.





Plajlar

Edirne,Ege Denizi sahilinde Saros körfezinde kumsallarla kaplı,nitelikli bir kıyı şeridine sahiptir.Bu kıyılar Keşan ve Enez ilçelerinin mülki hudutları içinde yer alır.Kıyı kullanımına elverişli plajlar; Keşan’da Sazlıdere, Gökçetepe, Mecidiye, Erikli, Danişment ve Yayla ile Enez’de Karaincirli, Vakıf, Gülçavuş, Sultaniçe ve Enez plajlarıdır.

Mesire Yerleri

Söğütlük
İl merkezinin güney kesiminde Edime-Karaağaç yolu üzerinde kente 2 Km. mesafede olan bir mesire yeridir. Yüksek Ağaçlarla kaplı, Meriç kıyısındaki bu alanda kamping alanı, gazino, restoran, çocuk parklan, çay bahçeleri ve çeşitli eğlence ve spor olanakları sunan yerler vardır.


Bülbül Adası
Tunca ve Meriç ırmakları arasında üzerinde bahçeler bulunan bir adadır. Adı bura¬da bulunan bülbüllerin çokluğundan gelir. Bülbül adası sabahın erken saatlerinde bu kuşların seslerini dinlemek isteyenlerin akın ettiği yerdir. XVII. ve XVIII. yy.'larda ada üzerinde köşkler ve kasırlar vardı. Edirne'nin ünlü 'Çerağ-ı nur Geceleri' denilen ren¬kli eğlenceleri burada yapılırdı. Kent merkezinin 1,5 Km. mesafedeki bu yerde yayın ve sazan balığı tutulabilmektedir.

Sarayiçi

Tunca ırmağının iki kolu arasında yer alır. Yörenin hemen hemen tümü sık ağaç¬larla kaplıdır. Burada bulunan tavuk ormanı da Sarayiçi'nin kapsamına girmektedir. Sarayiçi ile kentin İlişkisi Doğuda ki Kanuni Süleyman ve Batıdaki Fatih köprüleriyle sağlanmaktadır. Sarayiçi piknik yeri olarak değerlendirildiği gibi her yıl Geleneksel Kırkpınar Yağlı Güreşleri ve etkinlikleri haftası boyunca da kentin ve tüm yerli ve yabancı ziyaretçilerin akın ettiği önemli küftür ve sanat etkinliklerine merkezlik eder.

Edirne Kalesi

M.S. 123-124 yıllarında doğuya yaptığı gezi sırasında İmparator Hadrianus, Edirne kentine görkemli bir kale armağan etmişti. 19. yüzyılın ilk yarısına kadar sağlam duran kalenin taşları 1866-1870’den itibaren hastane, okul, hükümet binaları, kışla yapımında kullanılmıştır. Dört tane olan köşe kulesinden yalnızca biri saat kulesi haline dönüştürülmüştür.

Çeşmeler

Edirne’nin mimari yapıtları arasında çeşmelerin özel bir yeri vardır. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa tarafından yaptırılan Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Çeşmesi, Selimiye Camii’nin yanındaki Arasta’nın karşısındadır. II. Bayezit Camii önündeki Sinan Ağa Çeşmesi ve Tophane bayırındaki Yahya Bey Çeşmesi günümüze ulaşan örneklerdendir. Edirne çeşmeleri arasında günümüzde başka örneği kalmayan Tavanlı Çeşme, dikkat çekicidir. Kesme taştan, tek cepheli yapılan çeşmenin üzerinde ahşap tavan bulunur. Çatının üzerinde alaturka kiremitler vardır. Bir başka çeşme de Yeniçeri Hamamı yanındaki Yeniçeri Çeşmesi’dir. Onarım gören çeşme günümüzde kullanılabilir haldedir. Meriç Köprüsü yanında Hacı Adil Bey Çeşmesi bulunmaktadır. Mimar Hayrettin’in eseri olan ve eski adıyla İstasyon Meydanı denilen yerde bulunan çeşme, İstanbul çeşmelerini andırır. Türk klasik üslubunda, kesme taştan yapılmıştır.

Deniz Turizmi

 Kıyı Turizmi

Edirne’nin güneyinde bulunan Ege Denizi (Saros Körfezi) sahili deniz turizmi potansiyeline sahiptir.

Saros Körfezi

Ülkemizin Trakya topraklarının Ege Denizi’ndeki kıyısı Saros Körfezi, tertemiz kumsallarla kaplı bir kıyı şerididir. Saros Körfezi su sirkülasyonunun yüksek olması ve sanayileşmemiş olmasından dolayı Ege’nin belki de en temiz denizine sahiptir. Hem tuzlu Ege sularının, hem daha az tuzlu Marmara’nın bütün balıklarını burada bulmak mümkündür. Bu sularda mevsimine göre çipura, lüfer, barbunya, mercan, karagöz, levrek, kefal, ahtapot ve ülkemizde sadece bu yörede bulunan yılan balığı bol miktarda mevcuttur. Saros Körfezi bol balık bulunan sahil yörelerimizin başında gelmektedir.

Kamp Ve Karavan Turizmi

Enez, Havsa, Keşan sahilleri, Dokuzdere Göleti ve Sütoğlu çevresi kamp ve karavan turizmi açısından önemli potansiyele sahiptir.

Sportif Olta Balıkçılığı

Enez Kıyıları, Dalyan Gölü, Işıklı Gölü, Meriç Nehri ve Saros Körfezi sportif olta balıkçılığı yapılabilecek alanlardır. Levrek, kefal, istavrit, yılan balığı, sardalye, yayın, sazan, turna ve çapınka görülen başlıca balık türleridir.

Kuş Gözetleme

Meriç Deltası( Edirne-Enez-İpsala)

Meriç Deltası, 530 km. uzunluğundaki Meriç Nehrinin Ege Denizi’ne döküldüğü yerde oluşmuştur. Türkiye-Yunanistan sınırında yer alır. Bir zamanlar nehir yatağın yer alan geniş subasar ormanlarından bugün pek azı kalmıştır.

Önemli Kuş Türleri

Küçük balaban, gece balıkçılı, alabalıkçıl, çeltikçi, kaşıkçı, bataklık kırlangıcı, küçük sumru, bıyıklı sumru için önemli üreme alanıdır. Küçük karabatak, tepeli pelikan, kuğu, ötücü kuğu ve elmabaş patka dahil olmak üzere büyük sayıda su kuşu bulunur.

Yaban Hayatı

İlde en çok tilki, çakal, kurt ve tavşan bulunmaktadır. Çandır ve Koru Dağı eteklerinde ise az sayıda yaban domuzu, yaban keçisi, kunduz ve karaca vardır. Kuşlardan keklik, bıldırcın, çulluk, üveyik, çil; yırtıcı kuşlardan kartal, atmaca, doğan gibi türler mevcuttur.

Kaynak: Kültür ve Turizm Bakanlığı