|
Mani Türkü ve Hoyratlar
Elazığ, türkü, mani ve hoyratları ile sadece yöresel müziğe değil Türk halk müziğine de önemli ölçüde kaynak olmuştur. Gönüllerde aşk, şevk, heyecan duyguları yaşatan; beyinlere birlik ve kardeşlik aşılayan Elazığ maya, türkü ve hoyratlarını; Elazığ musikisinden ve yöre halk oyunlarından ayrı düşünmek mümkün değildir. Bu zengin edebiyat ürünleri bazen bir aşk hikayesini çağrıştırır, bazen de hareketle özdeşleşir ve halk oyunları olarak karşımıza çıkar.
Maniler
Ayrılmışam eşimden,
Eşimden yoldaşımdan.
Mastar dağı ben miyim?
Duman kalkmaz başımdan. |
Çadır gurdum düzlere
Tiken oldum gözlere
Aha ben gidiyorum
Harput galsın sizlere |
Çitimi çit eylerim,
Ucunu bit eylerim.
Senin gibi oğlanı,
Ardıma it eylerim. |
Dağ ayrı, duman ayrı
Gaş ayrı, keman ayru
El bizi çoh gınıyor
Gezek bir zaman ayrı |
Mehlemizde yok mudur?
Bi gız bana çok mudur?
Bu mahle gızlarının,
Göynü gözü toh mudur? |
Gol aç gelene doğru
Gül at gülene doğru
Kes bağrım ganım ahsın
Gadir bilene doğru |
Ört ki yazman yırtıla,
Söle sözün gurtula
Cahalsın garış vermem,
Üç gün dilin tutula. |
Suyünk üsdü guş yeri,
Gız öğüme düş yeri,
Bahat, yaz günü geşdi
Bağlar oldu gış yeri. |
Maya ve Hoyratlar
Yüksek ve dik bir sesle söylenen hoyrat, genellikle cinaslı kafiye kullanılan ve Anadolu’nun çeşitli yörelerinde cinaslı mani, kesik mani, ayaklı mani olarak ifade edilen bir türdür. Elazığ mani, maya ve hoyratlarının Urfa, Kerkük mani, maya ve hoyratlarıyla büyük bir benzerlik hatta ağız ayrılığının dışında bazı metinlerde aynılık gösterir.
|
Yedin beni, yedin beni
|
Bayah geldim, bayah geldim
|
|
Gurt oldun yedin beni
|
Al sinen dayah geldim
|
|
Ben seni ugrun sevdim
|
Dilim der yüz yaşadım
|
|
Sen ele yerdin beni
|
Göynüm der bayah geldim
|
| |
|
|
Oku yara, oku yara
|
Sürme beni, sürme beni
|
|
Yaz derdim oku yara
|
Her göze sürme beni
|
|
Sinemde yer kalmadı
|
Eşikte kulun olam
|
|
Meğer ok oku yara
|
Gapından sürme beni
|
| |
|
|
Ah o gözler, ah o gözler
|
Güne düştüm, güne düştüm
|
|
Kan eder ah o gözler
|
Gölgeden güne düştüm
|
|
Beni vuran ok değil
|
Felek! Gözün kör olsun
|
|
Sendeki ahu gözler
|
Dediğin, güne düştüm.
|
| |
|
|
Düşte gör, düşte gör
|
Derde kerim, derde kerim
|
|
Hayalde gör, düşte gör
|
Gam derer, derd ekerim
|
|
Dostun kim, düşmanın kim?
|
Yas tutma deli gönlüm
|
|
Hele bir kez düşte gör
|
Mevla her derde kerim
|
| |
|
|
Su da yandı, su da yandı
|
Gül eser, gül eser
|
|
Od düştü, su da yandı
|
Bülbül uçar, gül eser
|
|
Seğirttim su serpmeye
|
Bağmacı gadan alam
|
|
Serptiğim su da yandı
|
Yar yatağın güle ser.
|
Ninniler
Nenni dedim nennisi gele
Yata yuhusu gele
Allaha yalvarırım
Esger babası gele
|
Anneannesi hanım
Bi top altın
Dıngı da dıng
Babaannesi yılan
Boynuna dolan |
Oda dolu kestane
Devşirdim tane tane
Akranları içinde
Benim oğlum bi tane |
Dıngı da dıng
Ezesi güzel
Dünyayı gezer
Dıngı da dıng
Bibisi katır |
Bahar gelir, yaz gelir
Turna gelir, kaz gelir
Küpler dolusu altın
Bir kızıma az gelir
|
Bilmez hiç hatır
Dıngı da dıng
Dayısı dohtor
Bilmediği yohtur
Dıngı da dıng
Emisi keçi
Gırıla gıçı
Dıngı da dıng
Babası deve
Hiç girmez eve
Yıhıla kahve
Dıngı da dıng |
|