07 Ocak 2009
Çarşamba 3:29
Anasayfa | Üyelik | Künye | Temsilcilikler | Haber Bandı | İletişim | Anasayfam yap | Haber arşivi
İl Sayfaları
Iğdır
İlçe Sayfaları
  Aralık
  Karakoyunlu
  Tuzluca
Vali
Belediye Başkanı
Milletvekilleri
Siyasi Partiler
Hastaneler
Doktorlar
Eczaneler
Avukatlar
Firmalar
Sivil Toplum
İlimizi Tanıyalım
Haber Arşivi
TEMSİLCİ
Murat Kazan

 

Iğdır İlimizi Tanıyalım
Dualar-Beddualar
El Sanatları
Genel Bilgiler
Gezilecek Yerleri
Halk Çalgıları
Hayatın Dönüm Noktaları
Maniler-Ninniler
Tarihçesi
Turizm Aktiviteleri
Ulaşım
Yerel Etkinlikler
Yöresel İnanışlar
Yöresel Kıyafetleri
Yöresel Yemekleri
Turizm Aktiviteleri

Bölgede, zengin bir turizm potansiyeli bulunmasına rağmen, bu potansiyelin iyi değerlendirilemediği ve turizm faaliyetlerinin henüz istenilen düzeyde bir gelişme göstermediği söylenebilir.

Bunun nedenleri olarak; Bölgenin sahip olduğu turistik değerlerin yeterince tanıtılmamış olması, az sayıdaki konaklama tesisleri hariç, bölgede bu amaca yönelik tesislerin kurulamamış olması gibi faktörler gösterilebilir.

Iğdır Ovası''nın güneyindeki Büyük Ağrı Dağı ülkemizin dağ turizmi yönüyle yüksek bir potansiyele sahip dağlarından birisidir. Bu volkanik dağ, dağcılık sporu ile uğraşanların belki de aradığı bütün özelliklere sahiptir. Gerçekten, tırmanış mesafesinin yüksek olması ve çıkışın başladığı yere kadar motorlu araçlarla gidilebilmesi önemli bir avantajdır. Bir çok ülkede, dağın kaidesine varabilmek için bazen günlerce yürümek gerektiği halde, Ağrı Dağı; Doğubeyazıt, Iğdır ve Aralık gibi merkezlere gelen asfalt yollarla kolayca ulaşılabilecek bir konumda bulunmaktadır.

Büyük Ağrı Dağı''na tırmanışlar, sadece dağcılık sporuna yönelik olmayıp, bunların çoğu bilimsel amaçlıdır. Bu tür tırmanışların ilki, 1829''da F. Parrot ve ekibi tarafından gerçekleştirilmiştir. Bunu, 1845''te H. Abich, 1848''de M. Wag-ner, 1900''de A. Osvvald ve 1955''te M. Blumental gibi jeologların, dağın jeolojik yapısını incelemek amacıyla gerçekleştirdikleri tırmanışlar izlemiştir. Dağcılık sporu amacıyla daha bir çok iniş ve çıkışlar yapılmıştır. Ağrı''ya tırmanan ve zirvesine Atatürk''ün büstünü koyan, 1937''de Binbaşı Cevdet SUNAY olmuştur.

Ağrı Dağı''nın Hz. Nuh Tufanı hadisesi dolayısıyla diğer dağlara göre daha fazla turist çekme özelliği bulunmaktadır. Ağrı Dağı''nda yüksek bir turizm potansiyelinin varhğını ve değerlendirilmeyi beklediğini söyleyebiliriz. Bu konuda yapılan bir araştırmada, dağın belli bir yüksekliğine Hz. Nuh''un temsili gemisi yerleştirilip, Aralık KKTİ yakınlarından buraya ve tesislerden dağın doruk noktasına bir teleferik hattı döşenerek, bölgenin turist çekme cazibesi artırılabilir.Bölgede, tarihi ve turistik değer taşıyan 7 adet eser bulunmaktadır. Ancak, bu tarihi eserlerin yerli ve yabancı turist çekme özelliğinin zayıf olduğunu söyleyebiliriz.

Ağrı Dağı

Türkiye’nin en yüksek doruğu olan Ağrı Dağı ( 5137 metre ) yüksekliği olan sönmüş bir volkandır. Doğu Anadolu Volkan dizisi üzerinde yükselen bu dağ Türk, İran ve Ermenistan sınır kavşağında yer alır Kuzeyinde Iğdır Ovası (840 metre ) Güneyde Doğubeyazıt ovası (1640 metre ) Güney Doğusunda ise sönmüş bir volkan olan Küçük Ağrı dağı (3896 metre ) yükselir Büyük Ağrı ve Küçük Ağrı volkan dağları arasında ise Serdar Bulağı Platosu yer alır. Sönmüş iki volkan dağlarını birbirine bağlayan bu lav platosu 2600 metre yüksekliktedir.

Büyük ve küçük Ağrı dağları muhteşem bir görünüşe sahiptir. 1188 metre kare alan üzerinde kurulan tepesinde 160 metre düzlüğü olan ve tepesi 400 metre yüksekliğinde yaz kış buzlarla kaplıdır. Urartuların İbrani dilinde ve batı dillerinde Ağrı Dağının adı ( Ararat ) olarak geçmektedir.

Büyük Ağrı Dağından Volkanik hareketler Dr. Sırrı ERİNÇ ve Dr. Süleyman TÜRKÜNAL’ ın tespitlerine göre Doğu Anadolu yüksek platolar bölgesi dikey hareketlere bağlı olarak bölgesel ölçekte kırılmış ve kıvrılma olaylarına sahne olmuştur. Küçük ve Büyük Ağrı dağları beş ana volkanizma safhası göstermiştir. İlk aşamada piroklastik ürünler püskürterek faaliyete geçer. İkinci aşamada andezit, üçüncü aşamada ise bozait lav ve tüfler çıkarmaya başlamıştır. Dağın kuzeyinde Ahura heyelân vadisindeki volkanik katmanlar bu safhaları yansıtır durumdadır. Dördüncü aşamada ise merkezsel püskürmeler sonucu andezit lavları çıkaran Büyük Ağrı dağı bu günkü ana görünümüne ulaşmıştır. Bölgede zaman zaman volkanik veya teknik kökenli deprem olayları ile karşılaşılmaktadır. 1940 yılındaki bir deprem sonucunda Büyük Ağrı Dağının kuzey yamacında kaya ve buzul bloklarının kopması (Abıch, l845) bazı araştırmalara göre sıcak su patlaması sonucu büyük bir heyelan ve derin bir heyelan vadisi (Cehennem Deresi) oluşmuş. Bu heyelan sırasında yok olan Ahura köyü yerine bu günkü Yeni Doğan köyü kurulmuştur.

Büyük Ağrı Dağının doruk bölgesi kalın örtü buzulu ile kaplı bulunmaktadır. Sonuç olarak gerek Büyük Ağrı Dağı gerek Küçük Ağrı Dağı volkanik faaliyetleri tamamlamış birer sönmüş volkan dağıdır.

Büyük Ağrı Dağında buzul oluşumu ve buzul morfolojisi bakımından Türkiye’ nin en önemli ve çok ilgi çeken bölgesidir. Ağrı dağının üzeri, kalın bir örtü buzulu ile kaplıdır. Yüzlerce metre kalınlığa ulaşan bu kraterin üzerinde yataklaşmış olan bu örtü buzulu Ağrı Dağının orta ve batı dorukları arasında yer alan boyunlardan güney, güney batı ve kuzey batı yönlerine aşağılara sarkan doruk düzlüğünden sonra, eğime uyarak aşağılara sarkan bu buzullar vadi buzulluğu özelliği kazanır. Kuzey batı yönünde 3500 metreye kadar sarkar.

Dağın kuzey batı yamacında yaklaşık 3600 metre yükseklikte bir göl mevcuttur. Bu gölün bir yan baca krater gölüm, yoksa bir sirk gölümü olduğu henüz bir netlik kazanmamıştır. Ağrı dağı bir volkan dağı ve buzulların çok zengin olmasına rağmen Büyük Ağrı Dağı üzerinde gerek buzul göllerine, gerek volkanik kökenli göllere rastlanmamıştır. Ancak Ağrı Dağının kuzeybatı yüzünde 3600 metre yükseklikte görülen küp gölüdür.

Büyük Ağrı Dağına Tırmanış

Anadolu yarım adası ve Avrupa’ nın en yüksek doruğu olan Büyük Ağrı dağı dünya dağcılarının ilgisini çeker. Ağrı dağına tırmanmak için en uygun zaman Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarıdır. Kış tırmanışı için şubat ayıdır.

1 - Güney yamaçtan tırmanış Doğubeyazıt top çatan köyü mevkisinden,
2 - Doğu yüzünden tırmanış Iğdır-Aralık ilçesi Büyük Ağrı dağı ile Küçük Ağrı dağı arasından Serdarbulak yaylasından dağa çıkılır.
3 - Batı yüzünden tırmanış yine İlimiz sınırları içerisinden örtülü köyü küp gölünden çıkılır.

Büyük Ağrı Dağına ilk çıkış 1829 yılı Eylül ayında Alman Prof. J. Von PARROT tarafından yapılmıştır. Ağrı dağına ilk kış çıkışı ise 21 Şubat 1070 yılında Dr. Bozkurt ERGÖR tarafından gerçekleştirilmiştir. Cumhuriyet döneminde Türk dağcıları hemen hemen her yıl dağın zirvesine çıkmayı başarmışlardır.

Kaynak: Iğdır Kültür ve Turizm Müd.