Bu sene, kutlu doğum haftası etkinlikleri nedeniyle Diyarbakır/Dicle, Siirt/Tillo (Aydınlar), Adıyaman/Kâhta ve Bingöl’de konferanslara katılıp konuşmalarda bulundum.
Buralarda, halkın heyecanına, yakın ilgi ve alakasına şahit oldum. Halk, inanancında samimidir. Önemli olan husus, onlara dinin doğru olarak söylenmesi, onların, din adı altında kandırılmamaları ve sömürülmemeleridir. Çünkü insan fıtratı, İslam dininin özüne ters düşmemekte veya İslam dini, insan fıtratı ile örtüşmektedir. İslam dini adı altında başka şeyler söylendiği zaman, tepki görmekte ve kabul edilmemektedir. Dinin sömürülmesi, din adına başka şeylerin söylenmesi ve dinin başka şeylere alet edilmesi, toplumun sosyal yapısında büyük tehlikelere yol açmaktadır.
Bu gibi olumsuz şeylerin nedeni, âlimlerin bilgi yönünden yetersizlikleri ve bu konuda samimi olmamalarıdır. Âlimler konuşmalarında samimi ve bilgi yönünden yeterli olurlarsa, toplumu çok güzel ve hayırlı sonuçlara doğru yönlendirirler.
Ben, burada kutlu doğum haftası nedeniyle gezip gördüğüm bu yerler hakkında bazı şeylere yer vermek istiyorum.
Kâhta, cennet misali güzel bir yerdir. Fakat ilgisiz ve sahipsiz bir yer durumundadır. Her tarafı kapatılmış, adeta boğulmaya mahkûm bir hale getirilmiş bir durumdadır. Fırat nehri üzerinde kurulan bir baraj nedeniyle Adıyaman’a giden yol dışında her tarafla irtibatı kesilmiş, yollar su altında kalmıştır. Kâhta ile Siverek – Urfa yolu arasında baraj üzerinde bir köprü yapılırsa, Kahta, Siverek, Urfa, Diyarbakır, Karaca dağları ve Mardin tarafına açılmış olur ve işlek bir hale gelir. Fakat bunu yapılması için, Kâhta’nın ciddi ve samimi sahiplerinin yetenekli ve etkili politikacılarının bulunması gerekir. Öbür tarafta Kâhta, her türlü ziraat, sanat, sanayi ve ticarete müsait bir konumda bulunmaktadır. Kısacası Kâhta, acılarını yüreğinde hissedecek sahiplerini beklemektedir.
Gidip gezdiğim diğer yerlerin bundan farkı yoktur. Tillo (Aydınlar) da aynı şekilde çıkmaz bir sokağın sonunda bulunan cennet misali bir ilçedir. Bir hayvancılık, ziraat ve çiftçilik merkezi olan bu ilçe, sadece bozuk bir yol ile Siirt’e bağlanmaktadır. Doğu tarafa doğru bir köprü yapılırsa, yolu Hakkâri, Şırnak, Van hatta İran tarafına doğru açılır ve Tillo, işlek bir yol kenarında bulunması nedeniyle işlek bir hale gelir. Böyle bir durum, onun ikiye katlanmasına sebep olur. Ama bunu gerçekleştirmek için, samimi idareci ve politikacılara ihtiyaç vardır.
Dicle nehrinin kıyısında kurulmuş bulunan cennet misali Dicle ilçesi de, kaderine terkedilmiş bir durumdadır.
Bingöl ise, hayvancılığın, özellikle arıcılığın merkezi bir yapıya sahip bulunmaktadır. Fakat gidip gördüğünüz zaman, her yönüyle ihmal edildiğini, kaderiyle baş başa bırakıldığını göreceksiniz.
Bu güzelim yerlerin, maddi ve manevi ilgiye, bakıma, yardıma ve onarıma ihtiyacı vardır.
|