22 Ağustos 2008
Cuma 4:07
Anasayfa | Üyelik | Künye | Temsilcilikler | Haber Bandı | İletişim | Anasayfam yap | Haber arşivi
İl Sayfaları
       Adana
       Adıyaman
       Afyon
       Ağrı
       Aksaray
       Amasya
       Ankara
       Antalya
       Ardahan
       Artvin
       Aydın
       Balıkesir
       Bartın
       Batman
       Bayburt
       Bilecik
       Bingöl
       Bitlis
       Bolu
       Burdur
       Bursa
       Çanakkale
       Çankırı
       Çorum
       Denizli
       Diyarbakır
       Düzce
       Edirne
       Elazığ
       Erzincan
       Erzurum
       Eskişehir
       Gaziantep
       Giresun
       Gümüşhane
       Hakkari
       Hatay
       Iğdır
       Isparta
       İstanbul
       İzmir
       Karabük
       Karaman
       Kars
       Kastamonu
       Kayseri
       Kilis
       Kırıkkale
       Kırklareli
       Kırşehir
       K.Maraş
       Kocaeli
       Konya
       Kütahya
       Malatya
       Manisa
       Mardin
       Mersin
       Muğla
       Muş
       Nevşehir
       Niğde
       Ordu
       Osmaniye
       Rize
       Sakarya
       Samsun
       Şanlıurfa
       Siirt
       Sinop
       Şırnak
       Sivas
       Tekirdağ
       Tokat
       Trabzon
       Tunceli
       Uşak
       Van
       Yalova
       Yozgat
       Zonguldak
       Kıbrıs
       Gündem
       Ekonomi
       Dünya
       Yaşam
       Spor
       Magazin
       Politika
       Sağlık
       Kültür-sanat
       Bilim-teknoloji
Kutlu Doğum Haftası...
Nurettin Turgay

Bu sene, kutlu doğum haftası etkinlikleri nedeniyle Diyarbakır/Dicle, Siirt/Tillo (Aydınlar), Adıyaman/Kâhta ve Bingöl’de konferanslara katılıp konuşmalarda bulundum.

Buralarda, halkın heyecanına, yakın ilgi ve alakasına şahit oldum. Halk, inanancında samimidir. Önemli olan husus, onlara dinin doğru olarak söylenmesi, onların, din adı altında kandırılmamaları ve sömürülmemeleridir. Çünkü insan fıtratı, İslam dininin özüne ters düşmemekte veya İslam dini, insan fıtratı ile örtüşmektedir. İslam dini adı altında başka şeyler söylendiği zaman, tepki görmekte ve kabul edilmemektedir. Dinin sömürülmesi, din adına başka şeylerin söylenmesi ve dinin başka şeylere alet edilmesi, toplumun sosyal yapısında büyük tehlikelere yol açmaktadır.  

Bu gibi olumsuz şeylerin nedeni, âlimlerin bilgi yönünden yetersizlikleri ve bu konuda samimi olmamalarıdır. Âlimler konuşmalarında samimi ve bilgi yönünden yeterli olurlarsa, toplumu çok güzel ve hayırlı sonuçlara doğru yönlendirirler.

Ben, burada kutlu doğum haftası nedeniyle gezip gördüğüm bu yerler hakkında bazı şeylere yer vermek istiyorum.

Kâhta, cennet misali güzel bir yerdir. Fakat ilgisiz ve sahipsiz bir yer durumundadır. Her tarafı kapatılmış, adeta boğulmaya mahkûm bir hale getirilmiş bir durumdadır. Fırat nehri üzerinde kurulan bir baraj nedeniyle Adıyaman’a giden yol dışında her tarafla irtibatı kesilmiş, yollar su altında kalmıştır. Kâhta ile Siverek – Urfa yolu arasında baraj üzerinde bir köprü yapılırsa, Kahta, Siverek, Urfa, Diyarbakır, Karaca dağları ve Mardin tarafına açılmış olur ve işlek bir hale gelir. Fakat bunu yapılması için, Kâhta’nın ciddi ve samimi sahiplerinin yetenekli ve etkili politikacılarının bulunması gerekir. Öbür tarafta Kâhta, her türlü ziraat, sanat, sanayi ve ticarete müsait bir konumda bulunmaktadır. Kısacası Kâhta, acılarını yüreğinde hissedecek sahiplerini beklemektedir.

Gidip gezdiğim diğer yerlerin bundan farkı yoktur. Tillo (Aydınlar) da aynı şekilde çıkmaz bir sokağın sonunda bulunan cennet misali bir ilçedir. Bir hayvancılık, ziraat ve çiftçilik merkezi olan bu ilçe, sadece bozuk bir yol ile Siirt’e bağlanmaktadır. Doğu tarafa doğru bir köprü yapılırsa, yolu Hakkâri, Şırnak, Van hatta İran tarafına doğru açılır ve Tillo, işlek bir yol kenarında bulunması nedeniyle işlek bir hale gelir. Böyle bir durum, onun ikiye katlanmasına sebep olur. Ama bunu gerçekleştirmek için, samimi idareci ve politikacılara ihtiyaç vardır.

Dicle nehrinin kıyısında kurulmuş bulunan cennet misali Dicle ilçesi de, kaderine terkedilmiş bir durumdadır.

Bingöl ise, hayvancılığın, özellikle arıcılığın merkezi bir yapıya sahip bulunmaktadır. Fakat gidip gördüğünüz zaman, her yönüyle ihmal edildiğini, kaderiyle baş başa bırakıldığını göreceksiniz.

Bu güzelim yerlerin, maddi ve manevi ilgiye, bakıma, yardıma ve onarıma ihtiyacı vardır.   

 

Yazarın tüm yazıları
Yorum ve mesajlar

Bu yazıya ilk yorumu veya mesajı yazmak istermisiniz?
[Tüm yorum ve mesajları okumak için tıklayınız] [Yorum veya mesaj eklemek için tıklayınız]