· Su ve Sağlığımız
Sağlıklı suyun insan vücuduna sayısız faydaları var. Hintlilerin bilhassa tüm dünyaya yayılan, 5000 yıldır uyguladıkları “ Usha Paana Chikitsa “ adlı su terapisi yöntemiyle tedavi sekli var. “ Mucize Su Terapisi” nin kaynağı Ayurveda tıbbına dayanıyor. Peki insanın gerek tedavi gerekse günlük mecburi içmesi gereken su miktarı ne kadar ve nasıl bir su olmalıdır?
· Temiz Su Ne Demektir
İçtiğimiz su 8 temel özelliği taşıyor ise problem yok demektir.
Eğer Suyunuz,
*KOKUSUZ *RENKSİZ *BERRAK *İÇİMİ HOŞ *MİKROORGANİZMASIZ *KİMYASAL KİRLİLİĞE UĞRAMAMIŞ *YUMUŞAK *PH DEĞERİ 6,5 - 8,5 ARASINDA ise güvenle içebilir ve suyunuzu doğal tedavi yöntemi olarak kullanabilirsiniz.
· Ne Kadar Su İçmeliyiz?
Su içmek için susamayı beklemeyin. Susamak en az iki bardak su kaybettiğimizin göstergesidir. 50 yaş üstü insanlarda susuzluk belirtileri ortaya çıkmayabilir. Suyu susuzluğu gidermek değil de, bir görev olarak içmemiz gerekir. Bu sağlıklı bir insan için günlük en az 10-12 bardak su tüketmek demektir.
Hamilelerde, kalp-tansiyon hastalarında, şeker, kolesterol, prostat ve böbrek rahatsızlıkları olanlarda ise günlük içilmesi gereken su miktarı daha fazladır. Soğuk algınlığı ya da başka bir solunum yolu hastalığına yakalanırsanız su miktarını saat de 1 bardağa çıkarın. Unutulmaması gereken asıl konu ise diğer sıvılar
( çay-kahve, kola-alkol ) su ihtiyacını gidermez. Bu sıvılar diüretiktir, yani idrar yoluyla su kaybına yol açar dolayısıyla su ihtiyacını artırır.
· Dünyada, Ülkemizde ve Yöremizde Su
Dünyada içilebilir su kaynakları hızla tükenmektedir. TEMA’nın yayınladığı “2070 yılından mektup var “ adlı makalede su kaynaklarının 2070 yılında tükeneceğini ve bunun doğuracağı sonuçları gözler önüne seriyor. BM verilerine göre, dünyada 2.3 milyar insan sağılıklı suya hasret yaşıyor ve yılda 8 milyon insanda suyla ilgili hastalıklardan hayatını kaybediyor. Dünyadaki aşırı nüfus artışı nedeniyle kişi başına düşen yıllık su miktarı 12 bin 900 metreküpten 7 bin 600 metreküpe indi.
Ülkemizde ise yerel yönetimlerimizin ve hükümetimizin başlıca konuları arasında su problemi gelmektedir. Aralık ayında İzmit’te baş gösteren su sıkıntısı bu konuyu bir kez daha gözler önüne serdi. İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerde de çözüm arayışları yerel yönetimlerce sürdürülüyor.
Yöremizde ise yetkililerimizin ve yerel yönetimlerimizin aldığı tedbirlerle yeni su kaynaklarının bulunması ve kullanıma açılması ile problem yaşanmıyor.
Fakat, tüm illerimizde alınan tedbirlerle su sorununa çözüm bulunmaya çalışılmasına rağmen insanlara içirilen suların kalitesi ne durumda?
Uzmanlar sularımızın kirlenmesini birkaç ana sebep ile izah ediyor. Bunlar:
- Sanayi tesisi atıkları
- Tarım alanlarında yapılan kimyasal gübreleme ve ilaçlama işlemleri
- Açıkta kalan kanalizasyon, fosseptik çukurlar, hasara uğramış ve sızıntı yapan kanalizasyon şebekeleri
- Açık çöp toplama alanları
- Akaryakıt istasyonları, yıkama yağlama yerleri, kimyasal madde depoları
- Su depoları
- Yer altı katmanlarından eriyerek suya karışan mineraller, katılar, kayalar.
Nüfusumuzun hızla artması ise su sorununu çözülmesi zor bir konu haline getiriyor. 1950 lerde 2.5 milyar olan dünya nüfusu 40 yılda ikiye katlanarak 5 milyara ulaştığı, 2025 yılına kadar ise bu rakamın 8 milyarın üzerine çıkacağı BM raporlarında yer alıyor. Raporun devamında dünyadaki akarsuların yarısından fazlasının bu sebeplerden dolayı ciddi şekilde kirlendiği ve canlıları tehdit ettiği yer alıyor.
· Suyla gelen hizmet
Bu gerçeklerin ortaya çıkardığı sonuç ise ‘su problemi’nin sadece birilerinin değil, herkesin katkılarıyla ve bilinçlenmesiyle çözülebilmesidir. Doğal kaynak sularını şişeleyip marketler aracılığıyla halka ulaştıranlar, yine aynı suları damacanalı dağıtım sistemiyle halka içirenler ve teknolojinin sunduğu nimetlerin en sonu ve en gelişmişi olan ‘Reverse Osmos’ yöntemiyle evlerimize gelen şebeke suyunu birinci sınıf doğal kaynak suyu niteliğine getirip kullanıcılarına içirenler ise bu hizmette en önde koşanlardır. Çünkü halkın sağlığının bozulması ülke ekonomisine en büyük darbedir. 30 bini aşan böbrek hastası sayısı ekonomimize yıllık 600 milyon dolarlık bir yük getiriyor.
· Avrupa’dan İyiyiz
Sağlık bakanlığı verilerine göre Avrupa’da yaşayan insanların % 25’i güvenli su bulamamaktadır. Bazı Avrupa ülkelerinde ise güvenilir doğal su kaynağı bile bulunmamaktadır.
İngiltere, Almanya, Fransa dahil Avrupa ülkelerinin 1/3’ünde sudaki nitrat (gübre, atık su, kanalizasyon) düzeyleri standartların üzerindedir.
· Uyarılar
WHO ( Dünya Sağlık Örgütü ) hastalıkların %74’ünün sulardan kaynaklandığını bildiriyor ve uyarıyor “Suyunuzu dikkate alın, ailece sağlıklı kalın” Su ilaç gibidir, ya sağlımızı tehdit eder ya da düzeltir.
Unutmayın bir insan ömrü boyunca ortalama 50 ton su içer. Yani ne içiyorsanız o'sunuz. |