30 Ağustos 2008
Cumartesi 6:19
Anasayfa | Üyelik | Künye | Temsilcilikler | Haber Bandı | İletişim | Anasayfam yap | Haber arşivi
İl Sayfaları
       Adana
       Adıyaman
       Afyon
       Ağrı
       Aksaray
       Amasya
       Ankara
       Antalya
       Ardahan
       Artvin
       Aydın
       Balıkesir
       Bartın
       Batman
       Bayburt
       Bilecik
       Bingöl
       Bitlis
       Bolu
       Burdur
       Bursa
       Çanakkale
       Çankırı
       Çorum
       Denizli
       Diyarbakır
       Düzce
       Edirne
       Elazığ
       Erzincan
       Erzurum
       Eskişehir
       Gaziantep
       Giresun
       Gümüşhane
       Hakkari
       Hatay
       Iğdır
       Isparta
       İstanbul
       İzmir
       Karabük
       Karaman
       Kars
       Kastamonu
       Kayseri
       Kilis
       Kırıkkale
       Kırklareli
       Kırşehir
       K.Maraş
       Kocaeli
       Konya
       Kütahya
       Malatya
       Manisa
       Mardin
       Mersin
       Muğla
       Muş
       Nevşehir
       Niğde
       Ordu
       Osmaniye
       Rize
       Sakarya
       Samsun
       Şanlıurfa
       Siirt
       Sinop
       Şırnak
       Sivas
       Tekirdağ
       Tokat
       Trabzon
       Tunceli
       Uşak
       Van
       Yalova
       Yozgat
       Zonguldak
       Kıbrıs
       Gündem
       Ekonomi
       Dünya
       Yaşam
       Spor
       Magazin
       Politika
       Sağlık
       Kültür-sanat
       Bilim-teknoloji
Zirvede kartallar da bulunur, yılanlar da
Ahmet Öztürk
Basın’ın dördüncü kuvvet olduğu hep söylenir durur. Ama icraata farklıdır. Basın mensuplarının bırakın dördüncü kuvvet olmalarını bu günlerde ‘ yıkıcı kuvvet ‘ olarak nitelendiriliyor. Gelen vuruyor giden vuruyor.

İcraların başındakiler basın mensuplarını ikiye ayırmışlar “Bizden” “ Bizden olmayanlar”
Yani onların tabiri ile “ Bizden” ciler çok rahatlar, çünkü musluklar onlar için akıtılıyor, kapılar onlar için ardına kadar açılıyor. “ Bizden olmayanlar” a ise yaşam şansı yok. Onlar ağızları ile kuş tutsalar kimseye yaranamıyorlar ( Gerçi bu meslek kimseye yaranmak için yapılmıyor ama…. )
Bu ayırımcılığı sadece iktidar koltuklarında oturanlar yapmıyor elbet, muhalefet de bulunanlarda yapıyor. Eleştiriye tahammülü olmayanlar da yapıyor.
Peki, bu yapılanlar doğrumudur?
Kesinlikle doğru değildir.
Peki, bunda bizlerin hiç mi suçu yok?
Kesinlikle var.
Var. Çünkü kalemi üç- beş kuruşa satmışlar. Onun bunun kalemşorluğuna soyunmuşlar. Bir meslektaşın yazdığına sadece muhalefet etmek için diğer meslektaşı karalama da bulunuyor.
Birlik yok, birlikteliği sağlamak için uğraş verenlerde bu çirkefliğin içinde boğulup gidiyor.
Çünkü Cenap Sahabet tin’in dediği aynen bu mesleğe uyuyor. Ne demiş Cenap Sahabettin
“Zirvede kartallar da bulunur, yılanlar da. Ancak birisi oraya süzülerek birisi sürünerek gelmiştir. Önemli olan nereye gelmiş olduğunuzdan çok, nereden ve nasıl geldiğinizdir. (Cenap Şahabettin)

aozturk_onder67@hotmail.com
onder67@mynet.com
Yazarın tüm yazıları
Yorum ve mesajlar

Bu yazıya ilk yorumu veya mesajı yazmak istermisiniz?
[Tüm yorum ve mesajları okumak için tıklayınız] [Yorum veya mesaj eklemek için tıklayınız]