|
AK Parti milletvekili aday adayları arasında bürokrasi içinde en etkin görevlerde bulunmuş olan, uzun yıllar çeşitli il ve ilçelerde vali yardımcılıkları ve kaymakamlık yapan ve 2005’ten bu yana yürüttüğü Ankara Vali Yardımcılığı görevinden istifa edip ilk kez siyasete adım atan Faruk Işık, vizyonu, devlet tecrübesi ve sorunlara halkçı bakış açısıyla dikkat çekiyor.
Sadece ülkenin genel sorunlarına değil, lokalde Muş’un sorunlarına da oldukça hakim bir imaj çizen ve sorunlara ilişkin çağdaş, demokratik ve ‘ayakları yere basan’ çözüm yaklaşımlarına sahip olan Işık, milletvekilliği adaylığı başvurusunda bulunduğu “AK Parti’nin fırsat vermesi ve de halkın teveccüh göstermesi halinde, bilgi, birikim ve deneyimlerini ülke ve memleket için hizmete dönüştürme konusunda” ciddi bir irade sergiliyor.
'Kamu kaynakları doğru kullanılmalı'
Türkiye’nin ve de Muş’un temel sorunlarının başında kamu kaynaklarının kullanımı ve dağılımı konusunda çarpıklığın geldiğini vurgulayan Işık, öncelikle kamu kaynaklarından maksimum düzeyde fayda sağlayacak bir sistemin oturtulması gerektiğini belirtti. İşsizliğin azaltılması ve istihdamın artırılması konusunda devletin Muş’ta organizatör ve planlayıcı bir işlev üstlenmesinin zorunlu olduğunu ifade eden Faruk Işık, organize sanayi ve küçük sanayi sitelerinin rantabl hale getirilmesi gerektiğini söyledi.
'Kültür turizmine yatırım yapılmalı'
1071 Malazgirt zaferi perspektifinde Muş’un tarihsel misyonunun yeniden gündeme getirilmesi gerektiğini dile getiren Işık, şunları vurguladı: “1071 hadisesi sadece bir resmi bayram ve tören olarak kutlanmanın ötesinde tüm toplumun sahipleneceği bir olguya dönüştürülmesi gerekiyor. Bu hadise Çanakkale hadisesinden daha önemlidir. Bu tüm Türkiye’ye doğru anlatılmalı, kavratılmalı kültür turizmine yönelik büyük bir yönelim sağlanmalı.”
'Aydınlık gelecek için kaliteli bir eğitim'
Eğitim konusuna özel bir önem veren Işık, aydınlık bir geleceğin ancak kaliteli bir eğitim ve bu kaliteli eğitimin yetiştireceği parlak bireylerle sağlanacağını vurguladı. Üst düzey eğitimlerden geçmiş bireylerin ülkenin ve memleketin gelişimindeki fonksiyonlarına işaret eden Işık şöyle konuştu: “İngiltere’de tanık olduğum bir olay vardı. Üstün zekaya sahip öğrencileri ayrı okullarda eğitiyorlardı. Buralardan ülke için geleceğin kadrolarını oluşturuyorlardı. Muşlu çocuk ve genç öğrenciler için de bu yapılırsa aydınlık bir geleceğin temelleri atılır. İl içinden, yurtiçi ve yurtdışındaki Muşlu işadamlarının katkılarıyla oluşturulacak bir fon ile kaliteli eğitimin olanakları yaratılabilir. Üst düzey eğitimlerden geçen gençlerin Muş’a faydalı olmaları için ille de Muş’a dönmeleri de gerekmiyor. Bugün devletin üst düzey kademelerinde Muşluların olması halinde bunların kentin gelişimine büyük katkıları olacağı açıktır.”
Muş’ta mevcut yüksek okul ve fakültenin alt yapılarının daha da geliştirilmesi ve özellikle yeni kurulacak olan üniversitenin altyapısının büyük bir hızla tamamlanarak, Muş’un öğrenciler açısından cazip bir merkez haline getirilmesi gerektiğini ifade eden Faruk Işık, bunların ekonomik, sosyal ve kültürel manada kente büyük katkılarının olacağını vurguladı.
'Sıfır açlık projesi'
Türkiye’de daha önce denenen ancak hayata geçirilemeyen ‘Sıfır açlık projesi’nin yeniden planlanarak uygulamaya geçirilmesi gerektiğini kaydeden Işık, sosyal teşvik fonları, uluslar arası teşvik fonlarının katkılarıyla küçük işletmelerin açılması ve desteklenmesi sayesinde büyük bir istihdam alanının yaratılabileceğini, bunun uzmanlar, akademisyenler, sivil toplum örgütü temsilcileri, siyasetçiler ve etkin şahıslardan oluşan komisyon tarafından yürütüleceğini ifade etti.
Alparslan I ve II barajlarının biran önce hayata geçirilmesi konusunda etkin politikalar izlenmesi gerektiğini vurgulayan Işık, bu iki barajın Muş’un kaderini önemli ölçüde değiştireceğine inandığını söyledi.
'Tarım ve hayvancılık modernize edilmeli'
Bahar aylarında karların erimesiyle tarım arazilerinin sular altında kaldığına dikkat çeken Işık, drenajların oluşturulması ve Karasu Nehri’nin ıslahı sayesinde bu sorunun da önemli ölçüde giderilebileceğini kaydetti. Muş’ta tarımın mutlaka modernize edilmesi ve tarımsal sanayinin geliştirilmesi gerektiğini belirten Işık, “Muş’ta konserve, turşu ve salça fabrikalarının kurulmaması için hiçbir neden yok” dedi. Muş’ta sanayinin gelişmesi konusunda, ulaşım, kalifiye eleman, hammadde ve güvenlik gibi alanlarda engeller bulunduğuna dikkat çeken Işık, bu nedenle devletin sanayinin gelişmesinin önündeki bu engellerin aşılması konusunda öncü bir işlev üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
Muş ekonomisi açısından büyük önem taşıyan hayvancılığın da modernize edilmesi gerektiğini vurgulayan Faruk Işık, “Batıda bir inekten 10 kilogram süt alınabilirken, bu oran Muş’ta 2-3 kilograma kadar düşüyor. Üstelik gider bakımından Muş’ta bir inek için yapılan harcama batıdakinden daha fazladır. Böyle ilkel yöntemlerle hayvancılık yapılamaz. Modern hayvancılığın mutlaka geliştirilmesi gerekiyor” diye konuştu. |