|
|
Abant Platformu'nun ''Kürt Sorunu'' konulu toplantısında Prof Dr. Mete Tunçay, ''Türkiye'de ciddi bir Kürt sorunu vardır, ama bir Kürt çözümü yoktur'' dedi.
Abant Platformu'nun "Kürt Sorunu: Barışı ve Geleceği Birlikte Aramak" konulu 17'nci toplantısı başladı.
Bolu Abant Palace Otel'deki toplantının açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Tunçay, bu yılki toplantının konusu olan Kürt sorununun yeni bir sorun olmadığını ve Osmanlı'nın son döneminden, bugüne kadar geldiğini ifade ederek, platform olarak barışçıl bir çözümden yana olduklarını, bugüne kadar askeri mücadelelerin bir sonuca ulaşmadığının görülmesi gerektiğini kaydetti.
Başta İstanbul olmak üzere Güneydoğu'da yaşayanların sayısından daha fazla bir nüfusun başka illerde yaşadığını aktaran Prof. Dr. Tunçay, bölgede bir iktisadi sorun olduğunu ve bunun da başta işsizlik olmak üzere refah sorununu gündeme getirdiğine dikkati çekerek, "İşin bir de psikolojik boyutu var. Açıkçası Kürtler, geç kalmış bir milliyetçilik havası içindedirler" dedi.
Bolu Valisi Halil İbrahim Akpınar ise, ülke sorunlarının çözülemez ve aşılamaz sorunlar olmadığını söyledi, Doğu'daki en büyük ayrışma ve zihinlerdeki ayrılığın 12 Eylül'den sonra yaşandığını savundu.
Vali Akpınar, bu dönemde Türkiye'nin her yerinde birçok kişinin işkencelerden geçtiğini, 500 bin kişinin gözaltına alındığını ve yüzlerce kişinin faili meçhullerle kaybolduğunu dile getirdi.
Akpınar, çeşitli illerde gözaltına alınıp işkence görenler (Bunu bana asker yaptı, polis yaptı veya ahlaksız biri yaptı) derken, Güneydoğu'da işkence görenler (Bunu bana Kürt olduğum için yaptılar) ifadelerini kullandıklarını söyledi.
Vali, "Kürt-Türk problemi, Alevi-Sünni-Caferi problemi, örtülü yada açık, halkın arasında yaşanan çok derin bir problem değil. Bu problem, Türkiye'de sayıları 3-5 bin civarında olan bürokratik elit ile halkın arasındaki problemdir" diye konuştu.
AK Parti Diyarbakır Milletvekili Abdurrahman Kurt da, sorunun çözümü konusunda umutlu olduğunu anlatarak, her şeyin başının vesayetsiz bir demokrasi olduğu inancını ifade ederek, çözüm önerilerinin konuşulması ve tartışılması gerektiğini söyledi.
Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Salim Uslu ise Abant Platformu'nun, demokrasi ve hukukun zedelendiği, toplum vicdanının kurguları ve komploları yüksek sesle reddetiği bir günde toplandığını dile getirerek, son günlerde gerçekleşen operasyonların bir "milat" olduğunu söyledi.
Uslu, "Demokrasi ve anayasal sınırlara karşı kalkışma hevesi ve ihtirası olanlara, bu ülkede de hesap sorulacağı günler yakındır. Toplumun vicdanı da böyle istemektedir" diyerek, Kürt sorunu ve beraberinde yaşanan gelişmelere değindi.
Sorununun tanımlanmasında bir iletişim eksikliği olduğunu savunan Uslu, kullanılan dilin oldukça sert ve politize olduğu görüşünü aktararak, daha insani, daha barışçıl ve daha sivil bir dilin geliştirilmesinde yarar olduğunu kaydetti.
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya da, Türkiye'nin başta Kürt sorunu olmak üzere yaşanan tüm krizleri toplumsal mutabakat sağlayarak aşacağını söyledi.
Kaya, "Bölgeyle ilgili paketler oluşturarak çözüm bulmaya çalışmak yerine, ülkenin demokratikleşmesi, hukukun üstünlüğü ve tarafsızlığı ilkesini hayata geçiren kapsayıcı bir anayasayla birlikte çözümün doğru olacağını artık anlamamız gerekiyor" diyerek, bugüne kadar uygulanan çözüm paketlerinin sonuçlarını yorumladı. |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|