|
Malatya’da Zirve Yayınevi’nde geçtiğimiz yıl 1’i Alman 3 kişinin öldürülmesiyle ilgili davanın 10. duruşmasında mahkeme, Ergenekon davası iddianamesinin dava dosyasına alınmasına karar verdi.

Malatya’daki Zirve Yayınevi’ndeki 1’i Alman 3 kişinin boğazlarının kesilerek öldürülmesiyle ilgili davanın 10. duruşması Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada, sanık Emre Günaydın, kendisine Ergenekon soruşturması kapsamında aranan emekli Tuğgeneral Levent Ersöz’ü tanıyıp tanımadığını soran hakime “hayır” cevabını verdi.
Duruşmanın ardından mahkeme başkanı, ‘İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan, Ümraniye’de ele geçen el bombaları ile ilgili dava dosyasının iddianamesinin DVD olarak dosyamıza celbine, tüm dosyanın, DVD ortamında istenmesine ilişkin avukatların istemlerinin, soruşturması süren Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafınca değerlendirilmesine” karar verildiğini açıkladı.
AVUKAT YÜCEL: ERGENEKON’LA BİRLEŞTİRİLEBİLİR
Müdahil avukatlardan Erkan Yücel, Ergenekon davası dosyasının tümünün istenmesini talep ettiklerini söyledi. “Olayın, Ergenekon soruşturması ile bir yerden birleşebileceği kanaatindeyim” diyen Yücel, bir gazetecinin, “Davanın birleştirilmesini talep edecek misiniz?” sorusuna, “Önümüzdeki süreçte olabilir” yanıtını verdi.
Katliam yeri görüntüleri sanıkları güldürdü
Zirve Yayınevi katliamının 10. duruşmasında polisin olay yerinde çektiği görüntüler mahkeme salonunda izlendi. Görüntüler izlenirken birçok kişi gözyaşlarını tutamazken, cinayet sanıkları Emre Günaydın ve Salih Gürler’in gülmeleri dikkat çekti.
Sanıklardan Hamit Çeker, mahkeme heyetine yazılı verdiği ve okuduğu ek savunmasında, ek iddianamede geçen yağma suçlamasıyla ilgili herhangi bir faaliyetinin olmadığını, olay yerine kimseye zarar vermek maksadıyla gitmediğini iddia etti.
“RAHAT ETSİN DİYE BAŞININ ALTINA POŞET KOYDUM”
Olay günü içeriden sadece bir flash disk aldığını, onu da sanıklardan Emre Günaydın’a verdiğini belirten Çeker, olayın hemen sonrasında yapılan üst taramasında üzerinden yayınevi ve maktullere ait bir şeyin çıkmadığını söyledi.
Çeker, şunları kaydetti: “Olay yerine gittiğimizde, hiç kimseye zarar vermek veya yağma yapmak niyetinde değildim. Zaten bu yönde hiçbir faaliyetim olmamıştır. Olay yerinde gidiş saatimizden de anlaşılacağı gibi mesai saati içerisinde herkesin rahatlıkla gelip gidebileceği bir saatte orada bulunuyorduk. Öyle ki elektrikçi biz içerideyken sayacı okudu. Kargo şirketi çalışanı yine biz oradayken kargo paketi bıraktı. Üzerimizde bulunan silah ve bıçaklar ise karşı tarafa karşı kendimizi savunmak maksadıyla alınmıştı. Hiç kimseye zarar verme niyetimiz yoktu. Her şey Emre Günaydın’ın lavabodan gelerek bıçağını çekip herkesin yere yatmasını söylemesiyle değişti. Ben olay yerinde kimseye zarar vermedim, kimseyi bağlamadım. Hatta, Uğur Yüksel’in yardım istemesi üzerine ellerindeki ipi gevşeterek rahat etmesi açısından başının altına bir poşet koydum. Olay yerinde Emre’nin bize söylemiş olduğu üzere bilgi toplamak maksadıyla bir koliye ve kaldırdığım bir fayansın altına baktım ve masanın üzerinde duran bir flash diski alıp Emre’ye verdim.”
GÜNAYDIN: LEVENT ERSÖZ’Ü TANIMIYORUM
Bu arada, mahkeme heyeti başkanı Eray Gürtekin, Emre Günaydın’ı savunmasını yaptıktan sonra yanına çağırdı.
Gürtekin, dava dosyasından çıkardığı bir kağıdı Günaydın’a göstererek, “Bu kağıtta yazılı olanlar, hastanede tedavi gördüğün dönemde senin tarafından yazıldığı söyleniyor. Bunu sen mi yazdın? Levent Ersöz (Ergenekon soruşturması kapsamında aranan emekli tuğgeneral) ve Levent Temiz’i tanıyor musun?” diye sordu.
Günaydın, iki ismi tanımadığını, kağıtta yazılı olanların da kendisine ait olup olmadığını hatırlamadığını kaydetti.
Tanık olarak dinlenen Hüseyin Yelki ise, sanıklardan kimseyi tanımadığını, sadece Emre Günaydın’ın olaydan 1,5 ay kadar önce yayınevine beraberindeki iki kişi ile gelerek Necati Aydın’ı sorduğunu, Günaydın’ın da adından dolayı aklında kaldığını ifade etti.
Duruşmada savunmalarını yapan diğer 4 sanık da yağma ve diğer suçlamaları kabul etmediler.
DURUŞMA 12 EYLÜL’E ERTELENDİ
Mahkeme heyeti, Ergenekon davası iddianamesinin dosyaya alınmasını isterken; bugünkü duruşmada izlenen olay yeri tespit CD’sindeki görüntülerle ilgili olarak, “görüntülenen silahlar ile emanette kayıtlı bulunan ve olay yerinde elde edildiği bildirilen silahların aynı silahlar olup olmadığı ve özellikleri hakkında Adalet Komisyonu Bilirkişi listesinden seçilecek bir bilirkişiden rapor aldırılmasına” karar verildiğini açıkladı.
Duruşmaya gelmeyen tanıkların polis zoruyla getirilmesine karar veren mahkeme heyeti, duruşmayı 12 Eylül’e erteledi.
ZİRVE KATLİAMI
Malatya’da 18 Nisan 2007’de Zirve Yayınevinde çalışan Alman uyruklu Tilman Ekkehart Geske ile Necati Aydın ve Uğur Yüksel boğazları kesilerek öldürülmüş, polis, zanlılardan Salih Gürler (20), Cuma Özdemir (20), Hamit Çeker (19) ve Abuzer Yıldırım’ı (19) olay yerinde yakalamıştı.
Olaydan sonra üçüncü katın penceresinden kaçmak isterken düşerek yaralanan Emre Günaydın, kaldırıldığı İÜ Turgut Özal Tıp Merkezinde tedavi altına alınmış, tedavisinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.
|