|
Isparta Gürkan Lisesi Atletizm Takımına ilerde Üniversiteye gidince Atletizmi bırakmayın dedik, Olur mu öyle şey bu bizim mesleğimiz, dediler. Mesleği koşmak olan kızlar!...
Beden eğitimi dersinde ve seçmelerdeki koşularda rüzgârı yarınca göze battılar. Isparta Gürkan lisesinde beden eğitimi öğretmeni olan Faruk Erdoğan Öztürk yetenekli seçilmiş öğrencileri atletizm müsabakalarına hazırlamaya gönüllü oldu. Okula tayin olduğu ilk yıl kendine üç hedef koyan Öztürk, ilk yılda Isparta liseler arası atletizm birinciliğini, ikinci yıl Türkiye liseler arası atletizm birinciliğini, üçüncü yılda ise Dünya liseler arası atletizm birinciliğini hedef seçmiş öğrencilerine.
Öğrencilerini bu hedeflere motive eden ve hafta içi ve hafta sonu olmak üzere her türlü hava şartlarında günde en az 10 km koşturan Öztürk ilk yılsonunda Isparta birinciliği, ikinci yılsonunda ise Türkiye liseler arası atletizm birinciliğini kucaklamış öğrencileriyle beraber. Üçüncü ve son hedef ise Slovakya’da yapılacak olan Dünya liseler arası puanlı atletizm şampiyonasında birincilik peşinde koşmak.
Isparta en son 22 yıl önce bayanlarda Türkiye birincisi çıkarmış, o günden bugüne Isparta’dan hiç bir lise bu başarıyı yakalayamamış olunca, Faruk Erdoğan Öztürk ve öğrencilerinin bu başarısı yadsınamaz bir hüviyete bürünüyor.
Dünya liselerarası puanlı atletizm şampiyonası (İSF)’na katılabilmek için önce il birincisi, sonra Türkiye birincisi olmak gerekiyormuş bu ekip, bıkmadan, usanmadan, yılmadan düzenli ve disiplinli bir çalışmadan sonra bu iki başarıyı yakalamış ve ömürlerinde yurtdışına çıkmamış bu öğrenciler ilk deneyimlerine ve yurt dışındaki ilk zaferlerine ulaşmak için koşu kamplarına girmişler. Yükseklik kampı Davraz’da 1 hafta sürmüş sonrasında Antalya da 18 gün hafta 90 km koşmak suretiyle kampı tamamlamışlar. Bu süre zarfında maddi manevi sıkıntılara düşmüşler, böyle anlarda Isparta Ticaret ve Sanayi Odası, İlçemizin mümtaz şahsiyetlerinden işadamı Mustafa Hobanoğlu, Milli Eğitim şube müdür yardımcısı Ethem Kılıçaslan, Isparta Özel Şifa Hastanesi ve bizzat Faruk Erdoğan Öztürk hiçbir karşılık gözetmeksizin ülkemizin adını yurtdışında duyurmak, atletizm sporunun önündeki engelleri kaldırmak adına maddi, manevi yardımda bulunmuşlar.
Slovakya’da 28 ülkenin genç bayanları buluşmuş Türkiye’mizi ise Isparta Gürkan Lisesi temsil ediyormuş. Yarışmadan bir gün önce her ülke kendi ülkesinin tanıtımı adına bir folklor gösterisi sunması icap ediyormuş. Bizimkiler Karadeniz yöresinin halk oyununu sunmuşlar ve bu sunumlarının başarısından dolayı tüm katılımcıların coşkulu alkışına mazhar olmuşlar.
Ve nihayet yarışma 22, 28 Nisan tarihleri arasında yapılmış bizimkiler grup olarak Dünya dördüncüsü olmuş. Hedefi birincilik koyan Öztürk öğrencilerinin ve kendisinin bütün olumsuzluklara ve yoksunluklara rağmen bir hayli iyi çalıştıklarını bunun neticesi olarak birinciliğe ulaşamadıklarını düşünüp kahrolurken otel odasında telefonu çalmış, telefonun diğer ucunda Mustafa Hobanoğlu varmış bize ve ülkemize bu gururu yaşattığınız için teşekkür ederiz diyormuş duygulu ifadelerle tebrik ediyormuş hocamızı. O zaman anladım diyor Dünya 4. lüğünün de başarı olduğunu.
İlimize ve ülkemize Uluslararası arenada bu gururu yaşatan öğrencilerimize gelince; Hepsi Türkiye’nin seçkin kulüplerinden transfer teklifi almaya başlamışlar, onlar rüzgârla yarışırken ders notları bazında da okul içinde dereceye girenler varmış. Hepsi orta gelirli ailelerimizin çocukları. En az Anadolum kadar saf ve temizler nasıl bir başarı kazandıklarının yeteri kadar farkında değiller çünkü onlara yeterince hissettirilmemiş bu duygu.
İşte o öğrenciler ve bağlı bulundukları kulüpleri;
TuÄŸba Karakaya Kayseri Pansu
Yasemin Can Kocaeli Büyükşehir Belediyesi
Figen Aşık Karaman Belediyesi
Ebru Karademir Karaman Belediyesi
Derya Demiral BeÅŸiktaÅŸ
Ebru AydoÄŸdu ENKA
Sivil toplum kuruluşlarımız, Ulusal, Yerel basın ve İl ve İlçe belediyelerimiz futbola gösterdikleri ilgiyi alternatif sporlara göstermiş olsalardı bütün spor dallarında Dünya bizi konuşur olurdu. Bu çocukların ödüllendirilmesi gerekir. 22 yıl sonra şehrimizden bir okul önce il birincisi oluyor sonrasında Türkiye birincisi ve en nihayetinde Dünya dördüncüsü oluyor ama ellerine aferinden başka bir şey geçmiyor. Bazıları bırakın aferin demeyi, neden birinci olmadınız diyebiliyor. Marifet iltifata tabidir. Onlar maddi manevi iltifatı fazlasıyla hak ettiler. Belediyelerimiz yıllar, yıllar boyu futbola yatırım yaptılar peki ne kaldı elde, alt liglerden düşmemek için çırpınan, amatör liglerden 3.lige çıkmak için yola çıkıp, o yolu bitmek tükenmek bilmeyen git gellerle aşındıran bir tükeniş. Böyle gençlere yatırım yapmalıyız bu tür sporlara aynı yatırım yapılsa her ilçeden bir Süreyya Ayhan çıkardı. Geç değil hiç bir şey için, hiç bir şey için geç değil!...
Atletizm’e ilgisi olanların dışında kimsenin tanımadığı bu öğretmeni ve öğrencileri nereden mi biliyorum. İlçemiz Yeşil Ada eşrafından işadamı Mustafa Hobanoğlu bu öğretmenimizi, öğrencilerini ilçemize davet edip verdiği yemekte onları bizlerle tanıştırdı. İyide etti yoksa bizimde haberimiz olmayacaktı bu zaferden. Ölümsüz olması için bir insanın eser bırakması kâfiymiş şu fani hayatta. İşadamı Mustafa Hobanoğlu abimiz onlardan biri zannımca. Farklı zamanlarda, hasbelkader bir şekilde bazı eserlerin altında onun imzasını görüyorum bu bağlamda, bu ilçeli olmasam da, bu ilçenin fahri hemşehrisi olarak teşekkür ediyorum ona. |