'Dağlıca Taburu' AİHM'lik oldu - 'Dağlıca Taburu' AİHM'lik oldu - Türkiye'nin en kapsamlı yerel ve ulusal haber portalı
04 Aralık 2008
PerÅŸembe 4:25
Anasayfa | Üyelik | Künye | Temsilcilikler | Haber Bandı | İletişim | Anasayfam yap | Haber arşivi
f
İl Sayfaları
Hakkari
İlçe Sayfaları
Çukurca
Siyasi Partiler
Hastaneler
Doktorlar
Eczaneler
Avukatlar
Firmalar
Sivil Toplum
İlimizi Tanıyalım
Haber ArÅŸivi

 

'Dağlıca Taburu' AİHM'lik oldu
Hakkari'nin Yüksekova ilçesine baÄŸlı baÄŸlı DaÄŸlıca köyünde oturan Buldan ve Baykal aileleri, DaÄŸlıca Taburu'nun bulunduÄŸu arazinin babalarından kaldığını ve araziyi 1995 yılından bu yana askerin iÅŸgal ettiÄŸini belirterek, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) 250 bin euro tazminat davası açtı.  

Yüksekova'nın DaÄŸlıca köyünde oturan Baykal ve Buldan aileleri, 21 Ekim 2007 terör örgütü tarafından baskına uÄŸrayarak 13 ÅŸehidin verildiÄŸi ve 8 askerin kaçırıldığı DaÄŸlıca Taburu'nun kurulu olduÄŸu yerleÅŸkenin 22 bin dönümünün babalarından kalma olduÄŸunu iddia etti.  

Ailelerin Van Barosu'ndan avukatları Dinçer Aslan ve Zeki Yüksel davanın süreci ile ilgili basın açıklaması yaptı. Avukatlar, sözkonusu arazilerin satın alma ve 1938 yıllarına ait tapu kayıtlarının mevcut olduÄŸu, arazilerin miras yoluyla babalarından kaldığı OlaÄŸanüstü Hal'in uygulandığı 1995 yılında askeri taburun buraya yerleÅŸtiÄŸini ve arazi üzerine bina ve mevzi, nöbet barınakları ve yerleÅŸkenin kullanılmaya baÅŸlandığını söyledi.  

Avukat Zeki Yüksel, miras konusu olan taşınmazların üzerine 1994 yılında karakol yapıldığı ve çatışmalı bir dönem olduÄŸu için müvekkillerin herhangi bir makama baÅŸvuru yapmaktan çekindiklerini söyledi.  

Yüksel, karakoldan bir yıl sonra alanın geniÅŸletilerek buraya taburun yerleÅŸtiÄŸini ve OHAL yönetiminin etkin olduÄŸu dönemde ailelerin can güvenlikleri gerekçesiyle mahkemeye baÅŸvurmadıklarını belirterek, "2002 yılında yapılan uyum yasalarından sonra müvekkilimiz Muris Kerem Baykal Yüksekova Asliye Hukuk Mahkemesi'ne dava açmıştır. Mahkemenin kısa süre içerisinde keÅŸif yaparak ihtilaf çözmesi mümkün iken dosya hep askeri birliklerin terör olayları ve güvenlik zafiyeti gerekçesiyle keÅŸif engellenmiÅŸtir. KeÅŸif günü bilirkiÅŸilerin araziyi detaylı gezemediklerini ve askeri birliklerin keÅŸif öncesi bazı baraka ve kulübeleri yıktığı ve bunları keÅŸiften sonra tekrar yapmışlardır. Mahkeme yıllardan beri köylerde yaÅŸayan ve köyün ileri gelmiÅŸ kiÅŸilerin ifadelerinin yanı sıra bilirkiÅŸilerin ifadelerinden söz konusu arazinin Buldan ve Baykal ailelerine ait olduÄŸunu söylemiÅŸlerdir. Tanıklar beyanlarında taburun üzerine kurulduÄŸu yerin tarım arazisi olduÄŸu, arazide üzüm, meyve bahçeleri tarım yapıldığını anlatmışlardır. Mahkeme, 30 Mayıs 2007'de davayı ret etmiÅŸ. Mahkeme davanın reddedilmesi gerekçesi olarak da, 450 nolu mera kaydının bütün köyü kapsadığı, tescil talebinin askeri birliÄŸin alana yerleÅŸmesinden sonra yapıldığı, arazinin eÄŸiminin fazla olduÄŸu bu sebeple mera niteliÄŸi taşıdığı ve özel mülkiyete konu olamayacağı, bilirkiÅŸi ve tanık beyanlarına itibar edilmeyeceÄŸini göstermiÅŸ." dedi.  

Avukat Dinçer Aslan ise yerel mahkemenin verdiÄŸi kararların gerekçeli olması gerektiÄŸini belirterek, mahkemenin bilirkiÅŸi ve tanık beyanlarına neden itibar edilmediÄŸini açıklamadığını söyledi.  

Dinçer Aslan, yerel mahkemenin verdiÄŸi kararı temyiz için Yargıtay'a götürdüklerini ancak Yargıtay'ın davayı onadığını ifade ederek, bu karardan sonra iç hukuk yolları tükendiÄŸi için davayı AİHM'ye götürdüklerini vurguladı.  

Aslan, mahkemenin köyde yıllardan beri ikamet eden, siyasal ve sosyal yapıları iyi bilen tanıkların beyanlarını ve teknik bilirkişilerin beyanlarını dikkate almadığını ve şikayetçilerin kamu otoritesinden kaynaklı iddialarını ispatlayamadığını savundu. Tapu kayıtlarının 1938 uygulaması olup, devletin bilirkişi rızası olmadan ve bedel ödemeden yasanın tariflendiği şeklin dışında el konulması olup mevzuata aykırılık teşkil ettiğini dile getiren Aslan, mülkiyet ve adil yargılama hakkının ihlali gerekçesiyle davacılar adına 22 bin dönümlük arazi için Türkiye Cumhuriyeti aleyhine AİHM'ye toplam 250 bin euro tazminat davası açtıklarını söyledi.

Yeni Åžafak
YORUMLAR

İlk yorumu yapmak ister misiniz?
   HAKKARİ İŞ İLANLARI Doðru iþ, doðru eleman... Mulakat.net
  Ä°ÅŸ Ara   Eleman Ara   Ä°lan Yayınla ( Ücretsizdir. )   81 İl, 1.100 İlçe İş İlanları   WEBMASTERLAR İçin